Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
Forum İstatistikleri |
» Toplam Üyeler: 60
» Son Üye: Eren
» Toplam Konular: 2,852
» Toplam Yorumlar: 3,307
Detaylı İstatistikler
|
Son Yorumlar |
Ekrem İmamoğlu aslında ki...
Forum: Sosyal Medya
Son Yorum: eniyisi
06-09-2022, 05:03 AM
» Yorumlar: 1
» Okunma: 478
|
Ahmet Aslan, Mehmet Akbaş...
Forum: İndir
Son Yorum: CanCana
10-04-2019, 09:03 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 358
|
Kutsal Evcimen & Tolga Sa...
Forum: Videolar
Son Yorum: CanCana
10-04-2019, 08:57 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 353
|
Bozkır’dan Yıldızlar Geçi...
Forum: İndir
Son Yorum: CanCana
06-23-2019, 11:12 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 419
|
Aleviler Kılıçdaroğlu'na ...
Forum: Beyin Fırtınası
Son Yorum: CanCana
06-23-2019, 11:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 435
|
Aslında Seçim Sonuçlarını...
Forum: Beyin Fırtınası
Son Yorum: CanCana
06-23-2019, 07:48 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 438
|
Kılıçdaroğlu doğru insanı...
Forum: Beyin Fırtınası
Son Yorum: CanCana
06-23-2019, 07:40 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 436
|
Ekrem İmamoğlu İstanbul s...
Forum: Manşet Haber
Son Yorum: CanCana
06-23-2019, 07:36 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 435
|
Trabzon'a Pontus diyen ve...
Forum: Sosyal Medya
Son Yorum: CanCana
06-08-2019, 12:47 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 431
|
Yasin Keleş & Neşet Ertaş...
Forum: İndir
Son Yorum: CanCana
06-07-2019, 07:28 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 448
|
Kabe benim ben insanım - ...
Forum: Video Klip
Son Yorum: CanCana
06-07-2019, 07:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 485
|
Bolu Belediye Başkanı Tan...
Forum: Sosyal Medya
Son Yorum: CanCana
06-07-2019, 07:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 459
|
Karadenizli Gençlerin Her...
Forum: Sosyal Medya
Son Yorum: CanCana
06-07-2019, 07:16 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 457
|
Recep Tayyip Erdoğan'ın t...
Forum: Sosyal Medya
Son Yorum: CanCana
06-07-2019, 07:13 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 460
|
Ekrem İmamoğlu'na şarkı
Forum: Sosyal Medya
Son Yorum: CanCana
06-07-2019, 07:12 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 454
|
Ben anlatıyorum sende anl...
Forum: Sosyal Medya
Son Yorum: CanCana
06-07-2019, 07:10 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 374
|
Bir şey bulamıyorlar Ekre...
Forum: Manşet Haber
Son Yorum: CanCana
06-07-2019, 06:59 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 395
|
Binali Yıldırım tekrar ed...
Forum: Manşet Haber
Son Yorum: CanCana
06-07-2019, 06:57 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 372
|
Erdal Erzincan'dan Ekrem ...
Forum: Video Klip
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 09:57 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 412
|
Gazeteci Ali Tarakçı: Cum...
Forum: Manşet Haber
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 09:56 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 666
|
Star yazarı: Başı ağrıdığ...
Forum: Manşet Haber
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 09:55 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 430
|
Dersim Katliamı ile ilgil...
Forum: Alevilik Tarihi
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:25 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 430
|
AA’ya karşı: İmamoğlu açı...
Forum: Manşet Haber
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 377
|
‘Alevilik başından sonuna...
Forum: Alevi Haber
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 394
|
ABF İnanç Kurulu: Alevi İ...
Forum: Alevi Haber
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:20 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 357
|
Sivas Katliamı’nın firari...
Forum: Alevi Haber
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:20 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 388
|
Ege - Mustafa Kemal'in As...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:11 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 376
|
Aşık Veysel - Bana da Ban...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:10 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 463
|
Ali Sizer - Çira (2019) F...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:09 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 372
|
Fazıl Say & Plays Say - T...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 322
|
Çeşitli Sanatçılar - Yol ...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 01:00 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 353
|
#İZLE! Zer Filmi İndir
Forum: Alevi Sinema
Son Yorum: Pervane
05-12-2019, 12:44 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 351
|
23 Haziran'da İstanbul Bü...
Forum: Beyin Fırtınası
Son Yorum: CanCana
05-11-2019, 11:56 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 360
|
Vatandaşa cart curt yok
Forum: Beyin Fırtınası
Son Yorum: CanCana
05-11-2019, 11:53 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 336
|
Bahçeli AHaber mi izliyor...
Forum: Beyin Fırtınası
Son Yorum: CanCana
05-11-2019, 11:50 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 368
|
Ozan Ali Cemdalı – Sivas’...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-10-2019, 10:54 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 362
|
Sevcan Orhan – İçimden Ge...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-10-2019, 10:53 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 312
|
Dodan – Oğul (2019) Singl...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-10-2019, 10:52 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 296
|
Muharrem Aslan – İklimsiz...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-10-2019, 10:51 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 265
|
Ali Rıza Yüksel – Şu Beni...
Forum: İndir
Son Yorum: Pervane
05-10-2019, 10:51 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 249
|
|
|
Dergâh nedir? |
Yazar: Pervane - 08-22-2018, 10:11 PM - Forum: Alevi Sözlük
- Yorum Yok
|
 |
Dergâhın birkaç anlamı vardır: Farsçadan gelen bir sözcük olup
kapı, eşik, büyük makamların kapısı, hangâh olarak da ifade edilir. Hangâh terimi bir
yüceltme ifadesi olarak kullanılmaktadır. Şayet ilahi sözcüğü ile beraber kullanılırsa
(ilahi hangâh) Allah katı anlamına gelir. Şahlara, padişahlara veya hükümdarlara ait
makamları onurlandırmak amacıyla “Dergâh-ı Âlî” şeklinde de kullanılır. Buradaki
yüce kapı olarak ifade edilen anlam padişahın oturduğu “Saray”dır. Edebiyatta, “sığınılacak
yer” manasında kullanıldığı gibi, bir hizmet ve eğitim kurumu olarak da
işlenmiştir.
Tarikatların bulunduğu tekkelere de “dergâh” ismi verilmektedir. Eskiden,
tarikattan, yoldan olanların toplandığı zikir yeri, tarikat evi, sofilerin usullerini uygulamak
için toplandığı yere denirdi. Dergâhta, tarikat ilkeleri öğretildiği gibi saz
da çalınır. Alevi edebiyatının ögelerinden olan deyişler, düvaz imamlar, mersiyeler,
miraçlamalar vs. okunur, bunların eğitimi ve öğretimi de yapılırdı.
Tekke yapılarının büyüklüğü tarikatlara göre değişir. Tek bir mekândan oluşan
tekkelerin yanı sıra, geniş alana yayılmış birçok yapıyı barındıran külliye görünümlü
tekkeler de vardır. Tekkelerin tek bir mekândan oluşanları genellikle tarikata
bağlı kişilerin haftanın belirli günlerinde bir araya geldikleri, tarikata özgü törenleri
düzenledikleri yapılardır.
Birden çok mekândan oluşanlarda ise tarikat etkinliği daha geniş ve süreklidir.
Dergâhta, genellikle şeyhin ailesiyle birlikte oturduğu ayrı bir yapı vardır. Dervişlerin
sürekli ya da geçici olarak barındıkları yapılar, aşevi, hamam, çamaşırhane gibi
yerler ve tarikata bağlı kişilerin toplanıp ayin, sohbet ya da zikir denilen törenlerini
düzenledikleri ayrı bir mekân bulunur. Merkez tekkeler (dergâhlar) doğal olarak
daha çok mekândan oluşur. Örneğin Bektaşi tarikatının merkezi olan, Nevşehir’e
bağlı Hacıbektaş ilçesindeki Hacı Bektaş Velî Dergâhı üç avluya açılan bir yapılar
topluluğu biçimindedir. Bu yapılar, Hacı Bektaş Veli Türbesi, Balım Sultan Türbesi,
aşevi, kilerevi, mihmanevi, çamaşırhane, hamam, meydan, muhabbet divanı ve mescittir.
Eskiden var olduğu bilinen erzakevi ile ekmekevi yıkılmıştır. Mevlevi tarikatının
merkezi olan Konya’daki Mevlana Dergâhı da Mevlana Türbesi, semahane, mescit,
mutfak, derviş hücreleri ile dede ve çelebi dairelerinden oluşur. Tekkeler içinde
tarikat büyüklerinin gömüldüğü türbeler, tekke bahçesinde de daha çok dervişlerin
gömüldüğü, hazire adı verilen küçük mezarlıklar bulunur.
Her dergâh bulunduğu semt için bir sosyal yardım kurumu rolünü oynardı.
Herkes, bilhassa fakir ve muhtaç halk tabakaları, dergâhı kendisi için bir sığınma yeri
bilirdi. Tekkelerde her gün yemekler ve belirli zamanlarda lokmalar ve aşureler pişirilir,
halka dağıtılırdı. Zenginler ve hayırsever kimseler de tekkelerin bu hizmetini
bildikleri ve gördükleri için zaman zaman bu tekkelere kurbanlar adarlar, yiyecekler
gönderirler ve bunların fakirlere yedirilmesini isterlerdi (Ergin,1977: 234).
Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Hacı Bektaş dergâhı aynı zamanda Alevilerin
Anadolu’daki en önemli merkezlerinden birisidir. Burasının önemli dergâhlardan
birisi olması Anadolu’daki bütün ocakların bağlı olduğu tek merkez olması anlamına
gelmez. Böyle bir anlam çıkaran bazı araştırmacılar dergâh ile ocak arasındaki farkı
anlayamadıkları için dergâhı ocak anlamında kullanmaktadır.
|
|
|
Tekke nedir? |
Yazar: Pervane - 08-22-2018, 10:10 PM - Forum: Alevi Sözlük
- Yorum Yok
|
 |
Farsça bir kelime olan tekyeden dilimize tekke olarak geçmiştir. Sözlükteki
anlamı dayanılacak yerdir. Çoğulu tekayadır. Yalnız Alevilikte değil, bütün
İslam kültür tarihinde önemli yeri bulunan tekke, tasavvuf düşüncesinin ve terbiyesinin
derinleştirildiği ve halka takdim edildiği yerdir. Tekkede edep-erkân, ahlak ve
tasavvuf ilmi öğretilir.
Tekke zaviyeden büyük, dergâhtan küçük mekândır. Tarikattan olanlar
tekkede barınırlar, ibadet ve dinî törenlerini burada yaparlar. Buraya gelip gidenlerle
sohbet ederler. Tekke içerisinde bir erenin kabri ya da makamı bulunur. Bu yerdeki
ulu kişinin kabrinin olduğu kısım genellikle kapalı bir mekân hâline getirilmiştir.
Türbe denen bu mekân ziyaret edilir, dualar okunur, dilekler dilenir, adaklar adanır.
Kesilen kurbanların pişirilmesi için tekke içinde bir ocak vardır. Ama bu ocak, dede
ocağı değildir. Bazıları ocak kavramı konusunda dede ocağı ile ateş yanan ocağı
birbirine karıştırmakta hatta tekkeleri bile dede ocağı sanmaktadır. Örneğin; Safevi
tekkesi vardır, ancak Safevi ocağı yoktur. Abdal Musa tekkesi vardır, ancak Abdal
Musa ocağı yoktur. Abdal Musa, Hacı Bektaş ocağından bir dededir, erendir.
Tekkeler, Müslümanlar tarafından tevhit inancını, Allah’ın birliğine inanmayı
bütün insanlığa yaymak ve gönüllere yerleştirmek için vakıf esaslarına uyularak
kurulmuş sosyal vasıflı dinî eğitim ve öğretim kurumlarıdır. Medreseler gençleri
sistemli bir eğitimle donatıp hizmet vermelerini sağlarken tekkeler yaşlı, genç,
eğitimli, eğitimsiz bütün kitleleri gönüllü ordusu şeklinde yetiştirir. Buradan
yetişenlerin birçoğu eserleriyle tarihimizde hâlâ bilinmektedir. Örneğin: Mevlana
Celaleddin-i Rumi, Yunus Emre vs.
Tekkeler, eğitim kurumu olmasının yanında aynı zamanda birer hastanedir.
Buralarda psikolojik ve pedagojik tedaviler yapılır. İnanarak gelen insanlar buralarda
şifa bulurlar. Şifaların kaynağı ise inanan kişinin kendisidir: Bu durumu da “Keramet
verende değil, alandadır” şeklinde açıklarlar.
Tekkeler, genellikle şehir, kasaba ve köylere kurulmakla beraber bazen sosyal
hizmetleri görmek için, büyük kervanların geçtiği ıssız yollarda, kırlık alanlarda, bazen
de yolculuk ve ulaşım için tehlikeli olan yerlerde tesis ediliyordu. Özellikle Osmanlılarda,
tekke ve zaviyelerin bir kısmı devlet tarafından, cihat etmek ve düşmanı
gözetlemek için hudut boylarında kurulurdu. Bu bakımdan dağlarda, korkunç boğaz
ve geçitlerde tesis edilen tekkeler, askerî sevk ve idareyi kolaylaştırmak, ticarete engel
olabilecek eşkıya vs. gibi kimselere mani olmak için birer jandarma karakolu vazifesi
de görüyorlardı. Böylece tekkeler, karlı ve yağmurlu günlerde yolcular için de bir sığınak
oluyordu. Issız yol boylarındaki kırlık alanlara kurulan tekkelerde, kış veya yaz
yorgun kervancılar misafir edilirdi. Bunlara yeme, içme, yatma, hayvanlarının bakımı
dâhil, sosyal hizmetler verilirdi. 30.11.1925 tarihinde çıkarılan bir yasayla tekkeler
kapatıldı, tarikat etkinlikleri de yasaklandı. Sonradan bazı tekke yapıları müze olarak
ziyarete açıldı.
|
|
|
Zaviye nedir? |
Yazar: Pervane - 08-22-2018, 10:09 PM - Forum: Alevi Sözlük
- Yorum Yok
|
 |
Zeyve diye de tanımlanır. Ziyaret edilen küçük tekkelere denir. Yol
üstünde olup gelen ve geçene hizmet verir. Zaviye, tekke ve dergâh gibi isimler altında
ifade edilen bu mekânlar birbirinden hemen hemen farksız olan müesseselerdir.
Sadece büyüklükleri açısından farklılık gösterirler. İnsanlar buralarda bir araya
gelerek boş zamanlarını değerlendirirler. Dünya hayatının çeşitli zorluk ve sıkıntıları
ile yorulan ruh ve bunalan gönüllerini dinlendirmek için bu mekânlara giderler.
Zaviye “açı” anlamında da kullanılır.
Zaviyeler tekkeler gibi tarikat etkinliklerinin yürütüldüğü, daha çok kırsal
alanlarda kurulan ve farklı işlevleri olan yapılardır. Zaviyeler de özelliklerine göre
tarikat zaviyeleri, Ahi zaviyeleri ve zaviyeli camiler gibi adlandırılırlar. Tarikat
zaviyelerinden başka Alevi ocaklarının da zaviyeleri vardır. Zaviyeler kuruldukları
ıssız ve tenha yerleri mamur hâle getirip iskâna açmalarıyla Anadolu’nun ve
Rumeli’nin Türkleşmesi ve İslamlaşmasında önemli görevler ifa etmişlerdir (Gülten,
2011: 150).
Maraş sancağının Göksun, Mardin sancağının Beriyyecik ve Hamid
sancağının Uluborlu nahiyelerinde Dede Garkın isimli zaviyeler bulunmaktaydı.
Arapça bir kelime olan zaviye, toplamak, men etmek manasına gelmekte olup
terim olarak herhangi bir tarikata mensup dervişlerin bir şeyhin idaresinde topluca
yaşadıkları ve gelip geçen yolculara bedava yiyecek, içecek ve yatacak yer sağladıkları
yerleşme merkezlerinde veya yol üzerindeki bina veya bina topluluğunu ifade
etmektedir. (Ocak-Faruki,1986: 468)
|
|
|
Kütüphanesiz ve kitapsız bir nesil büyüyor |
Yazar: Pervane - 08-22-2018, 07:55 PM - Forum: Manşet Haber
- Yorum Yok
|
 |
Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve Okul Kütüphanecileri Derneği Başkanı Aydın İleri, TÜİK verilerine ilişkin konuştu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçtiğimiz haftalarda 2017 yılına ait kütüphane verilerini açıkladı. Kurumların sunduğu verileri bilimsellikten uzak yöntemlerle derleyen TÜİK’in kütüphanelerin durumunu ne kadar yansıttığı ise tartışma konusu. Biz de TÜİK’in açıkladığı verileri ve Türkiye’deki kütüphanelerin durumunu Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve Okul Kütüphanecileri Derneği Başkanı Aydın İleri’yle konuştuk. TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren İleri,
-TÜİK geçtiğimiz haftalarda kütüphane istatistiklerini açıkladı. Verilere göre “Resmi okul, özel okul ve özel kurs kütüphanelerini kapsayan örgün ve yaygın eğitim kütüphanelerinin sayısı, 26 bin 415”... Gerçeği ne kadar yansıtıyor?
Gerçeği hiç yansıtmıyor. Verilen rakam tüm okulların %40’na tekabül ediyor. Okulların %40’nda kütüphane olsa eğitime, öğrencilerin edebi zenginliğine, okuma alışkanlığına, ders ve sınav başarısına kısa sürede etki eder. Durum böyle değil malesef. Okulların en izbe köşesinde açılan, nitelikli, edebi ve akademik kitaplardan yoksun, her zaman açık olmayan kitap odaları, kitaplıklar, depolar mevcut.
Bilimsel olarak bu kitaplıkların hiçbirine kütüphane diyemeyiz. Kütüphaneyi oluşturan temel unsurların çoğunun olduğunu varsaysak bile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan resmi okulların hiçbirinde kütüphaneci çalışmıyor. Hatta “kütüphaneci” diye bir kadro yok. Kütüphaneyi işlevli kılan kütüphanecidir. Kitap kolileri, raflarda duran kitap yığınlarını işlevli kılacak olan, öğretmene, öğrenciye, velilere rehberlik ve liderlik yapacak olan kütüphanecidir. Şöyle düşünün arabanız var, benziniz var ama akünüz yok. Kütüphaneye yaşam katan, enerji katan kütüphanecidir.
Özel okullardaki kütüphaneleri saymazsak MEB’de “kütüphane” formuna en yakın özellikleri olan son 3-4 yılda yaygınlaşan “Z-Kütüphaneler”, onlarında güncel sayısı 1.271. Z -Kütüphanelerde tam anlamıyla kütüphane vasfı taşımıyor. Kütüphaneci çalışmıyor. Z-Kütüphane sayısı MEB’e bağlı okulların %2’si kadar. Geneli etkileyecek bir yaygınlaşma yok.
-TÜİK kütüphanelere dair bu verileri nasıl ve neye göre derliyor?
TÜİK her yılın ilk aylarından başlayarak kurumlara resmi yazı göndererek veriler topluyor. Standart veriler, “kitap sayısı”, “kitap dışı belgeler”, “personel sayısı”, “kullanıcı sayısı”, “ödünç verme sayısı” vb. bilgileri toplayarak bunları analiz ederek her yılın ağustos ayında bir önceki yılın bilgilerini rapor ediyor. Beyana dayalı. Bilimsellikten uzak, objektiflikten uzak veriler.
-Kütüphane verilerinin manüple edildiğine dikkat çekiyorsunuz. Neden manüple ediliyor?
Verilerin manüple edilmesinden ziyade konu bilimsel olarak ele alınmıyor. Varmış gibi analiz ediliyor. TÜİK’ten birilerinin var olduğu açıklanan 26 bin 415 okul kütüphanesinin herhangi birinin kapısını açıp baktığını sanmıyorum. TÜİK bir mekanı, bir odayı, bir binayı hangi kriterlerle “kütüphane” olarak kabul ediyor bilmiyoruz. bilimsel kütüphanecilik bakış açısına göre “kütüphane” temel unsurları tamamlanmadan kütüphane olmaz. Bina, bütçe, kütüphaneci (personel), koleksiyon/derme (kitap, dergi, gazete, DVD, vd.) kitap dışı belgeler, kullanıcı (okuyucu) olmadan gerçek bir kütüphane olmuyor.
TUİK verileri dikkate alındığında 2017 yılı verilerine göre ülkemizde 28 bin 126 kütüphane faaliyet gösteriyor, insan okur okumaz umutlanıyor, mutlu oluyor ama gerçekte sayı 4 bini geçmez. TÜİK verilerinin ayakları yere basmıyor. Rakamın büyük gösteren, şişirende okul kütüphanelerinin sayısı.
-Bugün halk kütüphaneleri ne kadar yeterli, ihtiyaçları karşılıyor mu?
Yeni dönemde iyileşme, yenileşme çalışmaları yapılıyor. Olumlu kıpırdamalar, hareketlenmeler var. Fiziksel yenilemeler, onarımlar ve yeni kütüphane binaları yaplıyor ama yeterli değil. Personel sayısı özellikle kütüphanecilik eğitimi almış personel sayısı çok yetersiz. Kültür ve Turizm bakanlığına bağlı 1146 halk kütüphanesinin 126’sı halen personel yokluğu ya da farklı nedenler ile geçici kapalı. Halk kütüphane sayısı arttırılmalı, kütüphanesi olmayan ilçelere acil öncelik verilmeli, kütüphanelerde daha fazla kütüphaneci istihdam edilmeli. Kütüphane bütçeleri arttırılmalı.
-Halkın kütüphanelere ilgisi ne durumda. İlgi azsa nedenleri neler?
Kütüphaneler son dönemde ders çalışma-etüt salonu olarak kullanılıyor. Kitap okuma, araştırma eylemi daha geri planda. Zaman zaman işlev kayması oluyor. Kütüphanelerde kitap ödünç almak devam ediyor ama üst seviyede bir talep yok. Kütüphanelerin pazarlanması konusuna önem verilmeli. Rahat, konforlu nitelikli hizmet sunulduğunda, kütüphaneler kolay ulaşılabilir yerlerde olduğunda kütüphanelere ilgi artıyor.
Kütüphanesiz, kitapsız bir nesil büyüyor. Yurttaşların okuma kültürü edinmesi için acil çalışmalar yapılmalı. Çocukları okul öncesi dönemden başlayarak evde/okulda kitapla tanıştırmak zorunlu görevimiz. Ders dışı okuma, edebi okumalar, keyifli zaman geçirmek ve eğlenme mekanı olarak kütüphaneler çocukların yaşamına ne kadar erken girerse o kadar iyi. Sevgili Muzaffer İzgü’nün “Çocuk okuru olmayan bir toplumun yetişkin okuru olmaz” sözü tam da burada bize klavuzluk ediyor. Halk kütüphaneleri 7’den 70’e halkın yaşam merkezi, cazibe merkezi, ev ve iş yeri dışında “üçüncü mekan” olarak algılandığında kütüphaneler gerçek işlevine kavuşacak.
-Kütüphanecilik konusunda iyi durumda olan ülkelerle Türkiye’yi karşılaştırdığımızda karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor?
Bilimsel kütüphanecilik açısından, kütüphanecilerin eğitimi açısından, yazılım, donanım vb. konularda dünya ile yarışabiliriz. Daha ileri de olduğumuz yönlerimiz de olabilir.
Sayısal, niteliksel ve işlevsel olarak eksiklermiz var. Bunları görmezden gelerek, öteleyerek çözüm üretemeyiz.
KÜTÜPAHNECİLİK KANUNU/YASAMIZ YOK
-Devletin kütüphanelere dair nasıl bir politikası olmalı?
Bir politikamız yok. Kütüpahnecilik kanunu/yasamız yok. Kütüphaneler çok dağınık şekilde yönetiliyor. Standartlarımız yok. Bunlar temelde ülkedeki kültür politikalarının eksikliğinden yetersizliğinden kaynaklı. Kültür şuraları, çalıştaylar yapılması umut verici dilerim kısa sürede kütüphaneler birbiriyle yarışır duruma gelir.
Sosyal devletin vazgeçilmez hizmeti olan; halk kütüphaneleri, okul kütüphaneleri, çocuk kütüphaneleri ve üniversite kütüphaneleri ücretsiz bilgiye erişim noktaları, edebi ve bilimsel bilgi sunan kurumlar olarak toplumdaki bilgi eşitsizliğini ortadan kalkmasını sağlayacaktır. En küçük yaşam birimine kadar kütüphaneler, kitaplıklar, okuma odaları açılmalı. Kütüphane politikası eğitim ve kültür bakanlıklarının en acil görevi olmalı.
KÜTÜPHANECİLİĞİN HER ALANINDA DENEYİMİM OLDU
-Aydın İleri kimdir, sizi tanıyabilir miyiz?
Kütüphanecilikte 20. yılında olan kütüphaneciliğin her alanında deneyimi olan genç bir kütüphaneciyim, İstanbul Üniverstesinde lisans ve Marmara Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi aldım. Özel eğitim kurumlarında okul kütüphanecisi olarak çalıştım. Toplum Gönüllleri Vakfı bünyesinde halk kütüphanelerinde sürüdürülen, gönüllü gençlerlerin aktif katılımıyla gerçekleşeşen “Benim Kütüphanem” projesinde 4 yıl, yedi bölgede, kırkın üzerinde ilde halk kütüpahnesinde proje koordinatörü olarak çalıştım. 2 yıl Maltepe Üniversitesinde Kütüphane ve Dokümantassyon Daire Başkanı olarak görev yaptım. Maltepe, Kadıköy ve Bergama Belediyelerinde “Yerel Yönetim Kütüphaneciliği” deneyimlerim oldu. Şuan Bergama Belediyesi Araştırma Kütüphanesinde “kütüphaneci” olarak görev yapmaktayım. Halen Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Merkezi yönetim kurulu üyesi, Okul Kütüpahnecileri Derneği başkanı olarak kütüphane, okuma kültürü, kütüphaneci savunuculuğu yapmaktayım.
KİTAP, PERSONEL VE KÜTÜPHANECİ SAYISI YETERSİZ
-Üniversite kütüphanelerinin durumunu da sormak istiyorum. Fiziksel durumlarıyla birlikte işlevi ve akademik eğitime katkısı nasıl?
Üniversite kütüpahnelerinin fiziksel durumları modernleştiriliyor, yeni binalar yapılıyor, teknoljik donanım, kütüphanecilik alt yapısı üst düzeyde ama üniversite kütüphane sayısı 564, bu kütüphanelerin çoğu merkez kampuslarda, fakülteler, meslek yüksek okullarının fiziksel dağılımlarına bakıldığında akademik eğitimde de kütüphane sayısı, kütüphanelerdeki kitap sayısı personel ve kütüphaneci sayısı oldukça yetersiz. Kütüphanelerin işlevi ve akademik eğitime katkısı ise ülkede yayınlanan bilimsel çalışmalar, üniversitelerimizin bilgi ve bilim üretim rakamları ortada.
Dünya akademik bilgi, makale üretiminde bir kaç üniversitemiz dışında alt sıralarda. Kamu üniversitelerine nitelikli kütüphane koleksiyonu oluşturmak için daha fazla kaynak aktarılması, kütüphaneci istihdam edilmesi gerekiyor. Vakıf (özel üniversite) üniversitelerinin kurumsal olanlar dışında kütüphaneye daha çok önem verilmiyor. Denetimler ve yaptırımlar artmalı. Eğitime, öğrenciye, kütüphaneye, laboratuara harcanması gereken bütçeler amaca uygun harcanmalı.
|
|
|
|