Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Makedonya'da Bir Erenler Ocağı - Sersem Ali Baba (Tetova) Dergâhı
#1
t.jpeg

Değerli okurlarım; bu yazımızda hâlen Makedonya'nın Tetova (Kalkandelen) kenti sınırları içinde bulunan yaklaşık dört yüz elli yıllık bir Bektâşi dergâhının tarihsel gelişimini incelemek istiyoruz.

Söz konusu dergâh Tetova vilayetini sarmalayan Sıpkovıca (Şipska) dağlarının eteklerinde yer almaktadır. Dergâha, değişik dönemlerde; 1. Sersem Ali Baba dergâhı, 2. Harabati Sultan dergâhı, 3. Tetova dergâhı, 4. Kalkandelen dergâhı, 5. Zuhurat Baba dergâhı... gibi isimler verilmiştir. Makedonya vakıf kayıtlarında Mahrem Baba Dergâhı kaydı da bulunmaktadır.

Dergâhın ilk kurucusunun Sersem Ali Dedebaba olduğu bilinmektedir. Sersem Ali Baba, Kanûni Sultan Süleyman'ın zevcelerinden Mâh-ı Devrân Sultan'ın ağabeyidir. Tarihe kayıtlı olan ismi Server Paşa olup, Kanûni'nin Sadr-ı âzam'larındandır. Enderûn'da yetişmiş bir devşirmedir. Acemi oğlanlığı esnasında, Bektaşi tarikatına intisab etmiştir. Mürşidi, ünlü Balım Sultan'dır. Yaklaşan Kalender Çelebi isyanından haberdar olması nedeniyle (Kalender Çelebi, ünlü Bektaşi Azize'si Kadıncık Ana ve eşleri İdris Hoca Efendi'nin küçük torunlarıdır) bir siyaset adamı olarak zor durumda kalmış ve ayak divanına çıkarak Kanuni'den Sadrazam'lık görevinden azlini talep ederek, Hacı Bektaş Dergâhı'na yerleşme izni istemesi üzerine; padişah kendisine: "Bundan böyle senin ismin Server değil, Sersem olsun der." Bunun üzerine lakâbı Sersem Ali Baba olarak anılmaya başlar.

Hicri 927 yılında (M.1520) Hacı Bektaş ilçesi Pirevi postnişinliğine getirilen Ali Baba, Dedebaba sıfat tamlaması ile anılan ilk Bektaşi Kûtbu olur. Bu arada Kalender Çelebi'nin hurûc-u alel Sultan etmesinden çekinen Kanuni Sultan Süleyman; Dedebaba ile içli, dışlı olan yeniçeri (Osmanlı kapıkulu askeri) üzerinde etkisini sürdürebilmek için, ikinci eşi ünlü entrikacı Hürrem Sultan'ın önerisi ile (Hürrem Sultan, Raksolan isimli bir Rus kızıdır. Kanuni üzerinde çok etkili olup, Mâh-ı Devran Sultan'ı gözden düşürmüştür.) Sersem Ali Dedebaba'yı Bulgaristan, Yunanistan sınırları arasında yer alan, Vardar bölgesi, Yenice iline sürgüne yollar. Sersem Ali Baba bir süre sonra Yenice'den, Tetova'ya geçer ve burada bir Bektaşi Dergâhı uyandırır. H. 933 (M. 1526) Bu dergâhta kendisine aşağıda isimleri yazılı ünlü zatlar hizmet verir. Bunlar; Koyun Baba, Kızılca Baba, Yarar (Yaren) Baba, Ballı ve Harabati Sultan'dır. Bu azizlerden Koyun Baba; Tetova'nın Kicevo (Kırçova-Karacaova) köyünde, Yarar (Yaren) Baba; Tetova'nın Peroy (Purod) köyünde, Ballı Baba'da; Bulgaristan'ın Filibe ili Tatarpazarcığı yöresinde birer dergâh uyarırlar ve halen Türbeleri bu bölgelerde Mahfûz'dur. Harabati Sultan ise, Sersem Ali Baba'nın yanında kalır.


Bu arada M. 1527 yılında, Anadolu'da Kalender Çelebi isyânı oldukça kanlı bir şekilde bastırılır. Kalender Çelebi'nin kesik başı Hacı Bektaş Pirevi'ne getirilip, defnedilir. Bugün Balım Sultan Türbesi'nin sol yanında bulunan makam Kalender Çelebi'nindir. Bu tarihten sonra İstanbul'da vebâ salgını baş göstermesi üzerine, Kanuni bir şefaat arzusu ile Sersem Ali Dedebaba'yı yeniden Pirevi'nin başına oturtur. Hicri 957 (M. 1550) Sersem Ali Dedebaba (19) yıl "meşihat"te kalır. ve H. 977 (M. 1569) yılında Hakk'a yürür. Yerine dönemin yeniçeri teşkilatı 66'ncı Orta Babası, Ak Abdullah Baba Dedebaba seçilir.

Tetova'daki Dergâhta kalan Harabati Sultan, burada hizmete devam eder ve dergâh yörede Harabati Sultan Tekyesi olarak ün kazanır. Harabati Sultan rivayete göre H. 1027 (1620) yılında Hakk'a irtihal eder ve dergâh hazeresine sırlanır. Ancak nedendir bu tarihten sonra dergâh ve kabir ortadan kaybolur. Daha sonraları âlem-i manâ'da Sersem Ali Baba'nın kandilinin Tetova'nın bir yöresinde yandığını gören Mahrem (Mahrep) Baba, Kupinik tepesinin Tekke köyü civarına gelerek, kayıp olan Harabati Sultan'ın kabrini bulur ve buraya küçük bir âsitane inşâ eder. Mahrem Baba'nın ve daha sonra arz edeceğim Tetova Beylerbeyi Rıza Paşa'nın kabirleri bu mahalde yanyana olup, her ikisine ortakmış izlenimi veren vefat tarihlerini ihtiva eden şahidede H. 1237 (1823) tarihi kayıtlıdır.

Bu Dergâh'ın önemli bir irşâd merkezi olmasına neden olan zât ise, dönemin ünlü Tetova Valisi Recep Paşa'dır. Beylerbeyi Rıza Paşa'nın çağdaşıdır. Recep Paşa'nın Kalkandelen'li Sadık Baba'nın rehberliğinde (vefat H. 1203), Hacı Hasan Baba'dan (vefat 1204) Bektaşi intisabı gördüğü, vakfiyelerde kayıtlıdır.

Recep Paşa'nın atalarının Kosova'nın fethinde gösterdiği yararlılıklardan dolayı Osmanlı'dan Tımar aldığı bilinmektedir. Gördüğü bir keramet üzerine bu dergâha Şipska Dağı eteklerinden elli hektarlık bir arazi vakfeder ve Dergâhı oldukça modern şekilde yeniden inşaâ eder.

Bugün Makedonya mahkemelerince tescil edilmiş olan Vakfi'yede H. 1214 (M.1799) tarihi görülmektedir. Dergâh'ta efsanevi Harabati Sultan adına, Mahrem Baba tarafından keşif ve zuhur ile bulunmuş bölgeye hâlâ ziyaret edilen bir merkad, türbe yapılmıştır. Yine dergâh bahçesi içine Mahrem Baba'nın talebi üzerine, Rıza Paşa tarafından Sersem Ali Baba'nın anısına bir merkâd, türbe daha inşaâ edilmiştir. Bugün, Harabati Sultan'ın olduğu bölgeye; aşağı dergâh, Sersem Ali Baba'nın olduğu bölgeye; yukarı dergâh denilmektedir. Esasen Sersem Ali Baba'nın gerçek kabri, Hacı Bektaş'ta Pirevindedir. Kırklar meydanının solunda olup şahidesinde kitabe şu şekildedir.

Hü Dost

"Ehl-i diller zümresinden olmaz illâ ehl-i dil 
Hicret-i Sersem Ali Baba akupdur rûd-i Nil" 

Yine Pirevi'nde bulunan Karakazan'ın üst iç kenarında şu yazı okunmaktadır. "Hacı Bektaş Veli, yadigâr-ı Sersem Ali" bu kazan yaklaşık dört yüz yetmiş yaşındadır.

Sersem Ali Baba (Harabati Sultan) Dergâhı'nda ki Ali Baba'nın hemen yanı başında El-Hacc Ahmed Baba (H.1210) ismiyle kayıtlı bir Bektaşi azizinin on iki terkli tac şahideli kabri de bulunmaktadır. Sersem Ali Dedebaba aynı zamanda döneminin tanınmış şairlerinden olup, nefesleri birçok mecmuada yayımlanmıştır. Şimdi kendisinin bir nefesinden bir dörtlük arz ediyorum.

Hü Dost

"Sersem Ali vardı Pir'e dayandı 
Çerağımız kırk budaktan uyandı 
Mürşit olan her boyaya boyandı 
Hünkar Hacı Bektâş, Pir'im Hû deyü" 

Dergâha büyük hizmetleri geçmiş olan Recep Paşa'nın kabri de dergâh hazeresi içindedir. Özel bir türbe içinde ve süslü bir "lahid"e defnolunmuştur. Şahidesinde "cennet mekân Recep Paşa'nın kabr-i âli'leridir. Allah onun ruhûhu şâd eylesin. H.1238 (M.1822) kaydı bulunmaktadır." Recep Paşa, tekyeye ettiği hizmetlerden dolayı, Yanbol'lu Türabi Dedebaba'nın (vefat H. 1285) bir nefesinde aşağıdaki gibi yâd edilmektedir.

Hü Dost "Gerçek erenlerden budur niyâzım 
Eşiğinde Sersem Ali Baba'nın 
Recep Paşa eyler gönülden yardım 
Dergâhında Sersem Ali Baba'nın" 

Diğer yandan tekyenin son dönem postnişinlerinden, "Fakîyr" mahlaslı Hacı Hamza Babanın (vefat 1947) bir nûtkunda Recep Paşa'ya ithaf bulunmaktadır.

Hü Dost "Recep Paşa ulumuzdur 
Edep erkan yolumuzdur 
Şeriat'de kavlimizdir 
İmdâdımız Sersem Baba" 

Tekye'nin Harem-i Şerif diye anılan bölgesinde, genç yaşta verem hastalığından vefât eden, Recep Paşa'nın kızı olan "Fatıma" hanımın kabri olup, kabir şahidesinde "Bakara" Sûresi'nin tamamı yazılı ve ölüm tarihi H.1194 (1779) olarak tespitlidir. Bu duruma göre, kızının Recep Paşa'nın sağlığında Hakk'a yürüdüğü anlaşılmaktadır.

Dergâhın bahçesinde Recep Paşa tarafından yaptırılan tarihi bir şadırvan olup, dört köşe ve kiremitle örülmüş bir çatısı vardır. üzerinde yazılı kayda göre bitiriliş tarihi M.1551 tarihini göstermektedir. Çatı kirişinde ahşap üzerine oyma sûlûs hat ile "Ey müfet'tih'ül ebvâb eftâhlenâ hayr'ül bâb" âyet-i kerimesi işlenmiştir. Revakları hâlâ yerindedir.

Şadırvanın kuzeybatısında yine Recep Paşa tarafından yaptırılmış bakımlı bir çeşme bulunmaktadır. Çeşme kitabesi şu şekildedir.

Hü Dost 

"Hamdülillâh bu çeşme sebil-ü ber kemâl 
Sahib'ül hayrat Recep Paşa'ya gelmeye zevâl 
Eyâ varup içen bu su'dan tarihine kıl nazar 
Nûş edüp İmam Hüseyn'in âşkına âb-ı zülâl" 

Dergâh'ta iki adet meydanevi bulunmaktadır. Bunlardan ahşap olanına yaz meydanı, diğerine kış meydanı denilmektedir. Aşevi, kilerevi, atevi, mihmanevi gibi mekanlar aslına uygun olarak restore edilmiştir. Güzel ve bakımlı bir kütüphanesi bulunmaktadır.

Dergâhın yaz meydanı önünde, Hakk'a yürümüş eski Bektaşilerin oldukça bakımlı kabirleri bulunmaktadır. Yakova Dergâhı postnişinlerinden Sünnetçizade Köprü'lü Emin Baba'dan icazetli Mustafa Şükrü Baba (vefat H. 1323) tarafından yazılmış bir cönk içinde buraya defin edilmiş Bektaşilerin bir listesi olup, bu defter halen Yakova Dergâhındadır. Adı geçen Mustafa Şükrü Baba ise, Mehmet Ali Hilmi Dedebaba'dan H. 1301 tarihinde nasib almış olup, uzun bir dönem Üsküp'te bulunan Eştiptar (Yusuf Baba, Kır Tekyesi) Dergâhında postnişinlik yapmıştır. Dönemin önemli Melâmi Kutuplarından Muhammed Nûr'ül Arabi Hz.lerinden Melâmi intisâbı görmüştür. Sağlığında yazdığı ve vefâtı halinde kabir taşına yazılmasını istediği nûtku, İştip Tekyesindeki kabri üzerine hâk edilmiştir. Büyük dedem Hüseyin Şevki Baba tarafından vefâtına düşürülen (ebced ile) tarihi beyit, kabir şahidesine işlenmiş olup, aşağıdaki gibidir.

Hü Dost 

"Tam târih-i vefâtın derim hüzn ile Şevkî 
Nâgibân-ı cennete kondu Hacı Şükrü Baba" (H. 1323)

Şükrü Baba'nın Yakova Dergâhı'nda mahfûz kaydına göre, Sersem Ali Baba Dergâhı'nda sırlanmış Bektaşiler şunlardır.

1. Es-Seyyid Hasan Baba vefat: H. 1194 
2. Gostivar'lı Hasan Baba vefat: H. 1208 
3. Hacı Ahmet Baba vefat: H. 1210
4. Ayanzade Mürteza Baba vefat: H. 1210 
5. Seyyid Ali Sultan'lı Kara Ali Baba vefat: H. 1229 
6. Hacı Hüseyin Baba vefat: H. 1232 
7. Hüseyin Bâli Baba vefat: H. 1236 
8. El-Hacc Ahmed Baba vefat: H. 1302 

Dergâhın Postnişinlik sıralamasını gösteren Lâhika ise, Yakova Dergâhı postnişinlerinden Kazım Bakali Baba tarafından tesbit olunmuş olup, halen Yakova Dergahı kütüphanesinde bulunmaktadır. Bu Lahikâ'yı aşağıda tesbit olunması açısından arz etmek istiyorum. Sersem Ali Baba Dergâhı II. Mahmud dönemi uygulanan Yeniçeri, Bektâşi katliamından ve tahribatından bizâr olup, yıkılmak istenilmişse de, dönemin Tetova Valisi olan Abdurrahman Paşa'nın devreye girmesiyle; İştip, Kır Tekye'sinde postnişin olan ve aynı zamanda Nakşibendi tarikatından icazetli meşhur Sünnetçizade Emin Baba Hz. leri (vefat H. 1298) postnişin olarak, Harabati Sultan Dergâhında posta oturtulmuş ve muhtemel bir yıkım ve tahribattan kurtulmuştur.

Sersem Ali (Harabati Sultan) Dergâhı Postnişin Sıralaması

1. Sersem Ali Baba vefat H. 977 
2. Harabati Sultan vefat H. 1027 
3. Malatya'lı Mehmet Baba vefat H. 1199 
4. Hüseyin Baba (Sivas'lı) vefat H. 1200 
5. Hacı Hasan Baba (Tetova'lı) vefat H. 1204
6. Kalkandelen'li Sadık Baba vefat H. 1205 
7. Peroy'lu Mahrem Mahrebi Baba vefat H. 1237
8. Ali Baba (Debre'li) vefat H. 1248 
9. Muharrem Baba (Tetova'lı) vefat H. 1249 
10. Alican Baba (Köprülü) vefat H. 1250 
11. Sünnetçizâde Emin Baba (Köprülü) vefat H. 1298 
12. Servi'li İbrahim Mehmed Meylî Baba vefat H. 1300 
13. El-Hacc melek Ahmed Baba vefat H. 1304 
14. Debre'li Hamid Baba vefat H. 1328 
15. Hacı Hamza Baba (Tetova'lı) vefat M. 1947 
16. Kazım Bakali Sipaho Baba vefat M. 1983 
17. Tayyar Baba (Tetova'lı) vefat M. 1984 
18. Tahir Emini Baba (Tetova'lı) Halen görevde 

Bu sıralamanın sonlarında yer alan Hacı Hamza Baba, M. 1905 yılında Hacı Feyzullâh Dedebaba'dan (vefat 1328) Babalık icazeti almış olup önceleri İştiptar (Yusuf Baba) Dergâhı postnişinliğine atanmıştır. Daha sonraları Sersem Ali (Harabati) Dergâhı postnişinliğine getirilmiş ise de, maalesef Recep Paşa'nın mahdumu varislerin bu dergâh arazilerine el koyması üzerine H. 1345 (M. 1927) yılında buradan alınmış, Salih Niyazi Dedebaba (vefat 1941) tarafından, özellikle Kosova'da mûkim taliplerin talebi üzerine Kosova'da bulunan Djovica (Yakova) Dergâhı'na postnişin olarak nasbedilmiştir. Yine postnişinlik lahikasının sonlarında yer alan Kazım Bakali Baba, önceleri Sersem Ali (Harabati) Dergâhı postnişini iken, 1941-42 yıllarında anti-sosyalist görüşleri nedeniyle Sosyalist-partizan milislerince tâciz edilmiş ve buradan özerk Kosova bölgesinde bulunan Yakova Dergâhı'na muhacir olarak yerleşmek zorunda kalmıştır. Bu dergâhın postnişini Hacı Hamza Baba'nın M. 1947 yılında Hakka yürümesi üzerine, Arnavut'ların Dedebaba kabul ettikleri Ahmet Muhtar Ağatay (vefat 1980) tarafından Yakova Dergâhı'na postnişin olarak atanmış ve Hakk'a yürüdüğü M. 1983 yılına değin bu görevde kalmıştır. Harabati Sultan Dergâhı elân müze ve turistik tesisler kompleksi olarak görevdedir. Ancak, hâlen bu dergâhın postnişinliğini yapmakta olan Tahir Emini Baba tarafından Dergâhın ve elli hektar tutarındaki vakıf arazisinin yeniden Bektaşilere devrinin sağlanması amacıyla Makedonya mahkemeleri nezdinde dava açılmıştır.

Dergâhın bugünkü postnişini olan Tahir Emini Baba, Tayyar Baba'dan icazetli olup, 1995 yılında Hacı Bektaş ilçesine bir ziyarette bulunarak, Hanbağı mevkiinde Gaziler Dergâhı meşhutasında merhum pederim Halife Turgut Koca Baba ile bir tarihi görüşme gerçekleştirmişlerdir.

Harabati Sultan (Sersem Ali Baba) Dergâhının çok tanınmış postnişinlerinden El-Hacc İbrahim Mehmed Meylî Baba'nın H. 1300 tarihinde Hakk'a yürümesi üzerine Mehmet Ali Hilmi Dedebaba tarafından vefatına tarih düşürülen nutuk aşağıya çıkarılmıştır. (Hacı Meyli Baba'da; H. 1289 tarihinde Hakk'a yürümüş olan, Kazlıçeşme Erikli Baba (Eryek) Dergâhı hazeresinde medfûn Yakova Dergâhı postnişini Abdülgani Baba'nın Kabir şahidesini yazan zât-ı kiramdır.) Mücerret Halife Mehmet Meylî Baba'nın Kabir Şâhidesi şu şekildedir.

Hü Dost "Hayf kim el-hacc Muhammed Meylî Baba-yı reşÃ®d 
Nûş idüp câmı, bekâ'ya eyledi terk-i fenâ 
Ehl-i mengûş olmuş idi menzil-i tecrîd'de 
Hem hilâfet'le olup sırr-ı târiyka bir âşinâ 
Postnişinlik eyledi bu hanigâhta bir zaman 
Olmuş idi sâlikân-ı râh-ı Pire rehnümâ 
Şâir-i irfân idi eylerdi medh-i Ehlibeyt 
Rûhunu şâd ide dâim hamse-i Âl-i Abâ 
Çhâr âlemetle dedim, Hilmi Dede târihini 
Gitti Firdevs-i bekâ içre bugün Meyli Baba" (Hicri 1300 / M. 1882) 

Efendim, yörede Harabati Dergâhının dışında, bir ünlü Dergâh'ta Kiçevo (Kırçova, Kırcaova) Bektaşi Dergâhı'dır. Tetova'nın Kolonya bölgesindedir. Yakınında Hasan Baba'nın kabri vardır. Kızılca Baba Tekyesi de denilmektedir. Şu anda Dergâhın postnişini olarak görünen zât; 1981 yılında Bedri Noyan Dedebaba'dan halifelik icazeti alan Ziya Paşoli Baba Erenlerdir. Ziya Baba önce, Yugoslavya'da, Kanatlar Köyü Dikmen Baba Dergâhı postnişini Selman Baba'dan, dervişlik icazeti almış olsa da, dönemin Arnavut Bektaşileri tarafından muteber sayılmamış ve Ziya Baba, bunun üzerine, Yakova Dergâhı postnişini Kazım Bakali Babadan 1974 yılında yeniden dervişlik icazeti almıştır. Genellikle Mücerred postnişinlere sahip olan Harabati Dergâhına karşılık, Kiçevo Dergâhı postnişinleri, müteehhil seyir göstermişlerdir. Halen samimi mektuplaşmalarımızın sürdüğü Halife Ziya Paşa Baba erenlerin, eşleri olan Anabacının ismi Şefika olup, oğulları Mürteza Efendi'de halen bir Bektaşi Babasıdır. Ziya Baba "tarihi kadim" Kıçevo Dergâhının yanı sıra, Makedonya Tetova'sının Leninova köyünde yeni ve modern bir dergâhta inşaa etmiş olup, meydan açmaktadır.

Efendim, kalemimiz döndüğünce Tetova Harabati Sultan Dergâhına ilişkin bilgilerimizi paylaşmak murad eyledik. Eksik ve hatalarımızı temiz niyetimize sayınız. Gerçeğe Hüü...

1. Bektaşiliğin Coğrafi Dağılımı, Von Haslook. İst. 1991, Çeviri ve katkı, Turgut Koca, A. Nezihi Erginsoy, shf. 24 
2. Mehmet Ali Hilmi Dedebaba Divanı, Şahkulu Yayınları, Çeviri, Bedri Noyan. Göztepe, Shf. 293 
3. THE BEKTASHI ORDER OF DERVISHES. J. K. BİRGE, Luzac and Co. LTD. 1963
4. Üsküp'ten Kosova'ya, Y. Bülent Bakiler 
5. Kalkandelen'de Harabati Sultan Tekkesi, Aydın Oy. Çev. Priştine, Yıl, 7, say. 4 Aralık 1980. Shf. 23 
6. Rumeli Bektaşileri, Max Choubller, Hayat, Tarih. Ocak, 1969, Shf. 25. Çev. Aslı Can 
7. Harabati Baba Tekyesi, Murad Küçük. Cem Dergisi, 1997, say. 61
8. Dergâh'lar Diyarı Makedonya, Murad Küçük. Cem Dergisi, 1997. Say. 63 
9. Les Tekkes'an Mache Doine (18, 19 Sıecle) (Harabati Sultan Araştırmaları) Galapa Palıcruseva 
10. Bektâşi Nefesleri, Turgut Koca. İst. Maarif Kitaphanesi, İst. 1989, shf. 199 
11. Şevkî Divânı, Turgut Koca, İst. 1967, Çınar Matbaası 
12. Kırçova Dergâhı Postnişini, Halife Ziya Paşoli Baba ile yaptığım yazışmalar 
13. Ata'dan veraseten mahfûz, cönk ve vesikalar. 

Notlar 

1. Genel kanaate göre, bulunamayan Sersem Ali Baba Dergâhı, Mahrem Baba tarafından tesbit olunduğu istikametindeyse de, dedebabalık yapmış bir zatın makamının kaybolmuş olması, teknik olarak mümkün değildir. Sanırım bir süre postnişinsiz kalmış dergâha mecâzi ve esâtirik bir hüviyet kazandırılmak istenmiştir.

2. Metin içinde ismi sıkça geçen İştip Kır Tekke'nin bir ismi de Veli dede (Veli can) Dergâhıdır. Dergâhın kurucusu olan Yusuf Baba'dan, Mustafa Şükrü Baba, bir nefeslerinde şu şekilde bahsetmektedir. (Bu Dergâh 1929 yılında çıkan bir yangınla ortadan kalkmış ise de bugün onarımdadır. Çevre köylüler Hamza Baba Dergâhı derler.) 

Hü Dost Kızıldeli Sultan Hulefa'sından 
Kudemâ-yı tariyk urefâ'sından 
Çok çerağ uyanmış hem ziyâsından 
Şükrü'de bir gülü Yusuf Baba'nın" 

3. Metinde adı geçen, Yakova postnişinlerinden Abdülgâni Baba'nın, Hacı İbrahim Meylî Baba tarafından yazılmış Kabir taşı şâhidesi, tarafımızdan (Cem Dergisi, Şubat 2004 Sayısında) Yakova Dergâhına dair bilgiler arasında zikredilmiştir. 

4. Sersem Ali Dedebabanın Vardar yenicesinde sürgünde iken kaldığı Dergâhın ismi Hayretî Baba Tekyesidir. Latifi Tezkiresinde yazdığına göre, Hayreti Baba Hicri 941 (M. 1534) yılında Hakk'a yürümüştür.

5. Kiçevo Dergâhında Hıdır Baba'nın da kabri bulunmaktadır. Tekye bahçesine köylüler "Hıdırlık" da derler. 

6. Metinde adı geçen Eştiptar (Yusuf Baba) Dergâhı postnişini Hacı Mustafa Şükrü Baba'nın sağlığında yazdığı ve ölümü halinde kabir taşına yazılmasını istediği nutûk aşağıdadır. Bu vasiyyet yerine getirilmiştir. 

Hü Dost 

· Hîn-i vefâtımda kabir taşıma yazsınlar. Hüü... 

"Ben şeh-i rû-yi zeminim meskenimdir âsumân 
Dâmen-i tecrîd-i tuttum bana hayradır cihân 
Vech-i Hakk-ı çün görüp âdem'de ikrâr eyledim 
Ol sebebten tâbi'imdir Hûr-u gılmân, hem cinân 

On sekiz bin âleme tâyrân ile geldik kamû 
Kimseye bâki değilmiş gez cihanı sû-besû 
"Küll-i şey'in yercei" dur âhar-i encâm-ı bû 
ol cihetten arş-ü kürs-ü seyrederler nâciyan 

Aşk'ile bâki'dünur cümle halayik, cümle cân 
Aşk'ile cânlar fedâ kıldı cihânda gâziyân 
Cânını ver Ehlibeyt'e ey muhib-bî hânedân 
Râm'ola her emrine cinn-i peri-yi gümânân

Âl-i evlâd bendesi'dir ehl-i kurbâ hem velî 
Hızr-ı ilyâs anlara hâdim olur dâim belî 
On sekiz bin âlemin eşrâfıdır nesl-i Alî 
Anlara hayran kamû ervâh-ı hep Peyâmberân 

Hâc-ı Bektâş-ı Velî'nin Şükri'ya en kemterî 
Aklını yağma edüp âşk etti anı serserî 
Geçti dünyâ lezzetinden terk'edüp cân-u serî 
Cennet-i didâra karşı Hû deyüb hem verdi can" (15 Ramazan 1306)
______
 Aşığın hikâyesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil, sessiz sedasız can veren pervanelere sor..
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi