Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Sinemilli Ocağı
#1
sinemil.jpg

Aşiret: Sinemilli, Alxas, Şixraş, Behram Gazili, Atma (?) ve Kürecik Aşiretleri
Dil: Kürtçe’nin Kurmanci Lehçesi
Pir Ocağı: Sinemilli Ocağı (Sultan Sinemil)
Mürşid Ocağı: Serçelan Ağuçan (Axûçan) Ocağı

Sarî çelan çel konîya
Koçê êron la sar donîya
Sarfirozê von Oli’ya
-Ali Murtaza Dede-
(Kırklar başı kırk çeşmedir / Erenler göçünü başına indirir / Önderleri de Ali’dir)

Sinemilli, hem dede soylu bir Alevî pir-dede ocağı, hemde aşiret ismidir. Rivayetlerde Ocağın Soyu 5. İmam Muhammed Bakır’a dayandırılır. Mürşidi Ağuçan ve El Kakes Ebul Vefa Kürdî ise 4. İmam Zeynel Abidin’e dayandırılır. Sinemillilerin dili Kürtçe’nin Kurmanci lehçesidir. Elbistanda Kantarma Köyü Sinemilli Ocağı’nın merkezlerindendir. Mürşidi Ağuçan Ocağı olan Sinemilli Ocağının talipleri özellikle Elbistan, Pazarcık, Malatya yörelerinde yoğundur. Bununla beraber Erzincan, Elazığ, Gümüşhane-Şiran, Kayseri-Sarız da Sinemilliler yaşamaktadır. Özel olarak 1937-38 Dersim katliamında Tekirdağ-Malkara’ya sürülen Sinemilli ailesi vardır. Sivas Şarkışlaya Pazarcıktan göçen Sinemillilerde vardır.

Sinemilli Ocağı’nın dedeleri-talipleri Elbistan’da Kantarma ve Gücük köylerinde; Pazarcıkta Maksutuşağı (Maxsî) ve Bozlar; Erzincanda Vağaver, Nadaroğlu ve Apuşta köylerinde; Elazığda ise Bayındır Köyündedir.



Rivayete göre Sultan Sinemil’in 4 çocuğu vardır. Kalender, Haydar, Aziz ve Nadar . Haydar yerine Şems’i ekleyenler de vardır; fakat Van-İran sınırında Kurmanci konuşan Şemsıki adında aşiret vardır. Elbistandaki Şemsıkîlerin buralardan gelmiş olması ihtimal dahilindedir.

Elbistan’daki Pirler (Dedeler) Kalender’in soyundandır ve “Bavan (Babalar)” denir. Bavan 4 koldur. Dedan, Dalli, Kalan ve Memıkan. Sinemil Ocağının buradaki Rehber (Delil) görevi ise Memikan’dadır. Aziz’in soyu Pazarcıkta ve Nadar kolu Erzincan’dadır.

SİNEMİLLİ ADININ KÖKENİ
Çeşitli kaynaklara başvurulacak olunursa Sinemılli ismi hakkında 3 rivayet vardır.

1) Ağuçan, Mineyik, Kara Pir Bad ocaklarının şecerelerinde de geçen Ebu’l Vefa-i Kürdî’nin “Sinemil” adında torununun olduğu tespiti. Sivas Divriği’de bulunan Kara Pirbad ve Ocağı Şeceresinde (soy kütüğünde) Anadolu-Mezopotamya Aleviliğinin kuramcılarından Tacü’l Arifin Seyyid Ebu’l Vefa’i Kürdi’nin torunlarından birinin adı Sinemil’dir.

Ayfer Karakaya-Stump Makalesinde Sinemil için şöyle demektedir:
…Ayrıca bir Bektaşi dergâhında “yenilenmiş” olmasına rağmen, belgenin orijinalinin bir Vefaî icazetnamesi olması Sinemilli dede ailelerinin kökeni hakkında üzerinde durulması gereken çok önemli bir veridir. İcazetnamede verilen bilgiye göre, Seyit İbrahim’in dört kuşak öncesinden atası olan Hayran Abdal, Seyit Muhammed adlı bir şahıstan el alarak Ebü’l Vefa Tacü’l Arifin’in tarikatına, yani Vefaîlik’e intisap etmiştir. İcazetnamede, adı geçen Seyit Muhammed’in Ebu’l-Vefa’ya kadar olan tarikat silsilesi de verilmiştir. Anadolu’daki serüveni hakkında hâlihazırda son derece sınırlı bilgiye sahip olduğumuz Vefaîlik tarikatının Alevi ocaklarının tarihi açısından önemi henüz yeni yeni anlaşılmaya başlamıştır. Konunun ayrıntılı bir tartışması bu makalenin maksadını aşacaktır. Ancak Sinemilliler ile doğrudan bağlantılı olması nedeniyle, Sinemilli taliplerinin mürşit ocağı olan Avuiçenler’in de ellerin deki yazılı belgelerde köken olarak Vefaîlik ile hatta soy olarak bu tarikatın kurucusu Ebü’l-Vefa Tacü’l Arifin ile ilişkilendirildiklerini belirtmeliyiz. Bu durum, iki ocak arasında günümüzde devam eden hiyerarşik ilişkinin Vefaî bağlantısı etrafında oluşmuş tarihsel kökenlerinin olabileceğini düşündürmektedir.

2) Mılli Aşiretinin (Kurmanctır) bir kolu olduğu (Mıllili Sinan):

İmam Rıza Ocağı ve Canbek Aşireti adlı yazımda da belirtmiştim. On altıncı (16.) yüzyıl kayıtlarında Birvanlı Köyü’nde Şeyh Şadî adında bir zaviye vardır. Öteki adı Sün-Kürd olarak kaydedilen bu köyde Pir Davud ve Şeyh Şadî türbeleri vardır. Sün-Kürd Köyü’nün Ağuiçen Ocağı’nın merkezlerinden biri olduğu dikkate alınırsa İmam Rıza Ocağı ile Ağuçan Ocağı arasındaki ilişkinin eskiden beri var olduğuna hükmedilebilir denmektedir

Sin ve Sino – Sün ismi Sinemilliler için de önemlidir. Hamza Aksüt bu anlamda şöyle demektedir: “Sin-o Kürd bu anlamda Kürtlerin Sin’i anlamındadır. Bu bağlamda ele alındığında SİN-E-MİL “Mil-in Sin’i”anlamı elde edilmektedir. Dolayısıyla Sinemil adı MİLLİ AŞİRETİNİN SİN’İ anlamında olabilir” demektedir.
Bir Başka anlatımda SİNEMİLLİ için; SİNE Kol demektir, MİLLİ ise Aşirettir. Bu anlamda “Mılli aşiretinin kolu” denmektedir.

3) Kürtçe’de mezar anlamına gelen “Sin” kelimesi ve yürüyen, gelen anlamındaki “Mıl” kelimesinin birleşmesinden meydana gelen” Mezardan gelenler” anlamındaki Sinemil.

Ocağa ve Aşirete ismini veren Pir Sultan Sinemil’in türbesi ise Elaziz (Elazığ) ili Keban ilçesinin Piran yöresi Akgömlek köyünde bulunmaktadır. Bölge Ay Tanrısı SİN‘in mekanıdır ve pekala SİN’den gelenler demek olabilir. 

SİNEMİLLİ HAKKINDA ARAŞTIRMACILAR NE DEDİ:
CEVDET TÜRKAY:
Başbakanlık Arşivi belgelerinden yararlanan Cevdet Türkay konuya ilişkin Sinemilli Aşiretinden söz eder. Sinemilli ve Sinemil adlarıyla geçen aşiretin, Maraş sancağı’nın merkez kazasıyla Elbistan kazasına bağlı birimlerinde yaşadığı ve Ekrad (Kürtler- Arapça Kürt kelimesinin çoğulu Ek> Kul Seyyid) tayfasında yani Kürt olduğu vurgulanır. Maraş eyalet haline geldikten sonrada aşiretin Maraş sancağına ve Elbistan kazası’na bağlı olarak,Yürükan Tayfasından yani konar-göçer olarak yaşadığı bildirir.

19.yüzyıla ait( 1849 ve 1871 yıllar arası) Devlet salnameleri:
Celikan, Atmalı ve Kılıçlı aşiretlerin yanı sıra Sinemilli Aşreti’nin, Adana eyaletine bağlı olarak olarak yaşadığı belirtilir. Aynı döneme ait salnamelerde bu aşiretlerin bir bölümünün de Halep eyaletine bağlı Maraş livasında yaşadığı kayıt edilmektedir.

Mehmet Emin Zeki Bey:
Fırat nehiri ile Kızıl ırmak arasında yaşayan aşiretleri dört kümeye ayırır ki bunlardan birini ‘Sinemilli Aşireti ve çevresindekiler olarak nitelendirir. Bu kümeye giren aşiretler şöyle sıralanır: “Sinemilli-Sinemeli, Alhas, Godzur, Karahasan, Goğerişanlı, Kadirli, Doğanlı, Veliyanlı, Celikanlı, Delikanlı, Belikanlı, Lekerdi”

Bu aşiretlerin her biri hakında bilgi veren yazar. Sinemilli Aşireti hakkında şu belirlemelerde bulunur: “3500 aileye varırlar. Malatya’ya yakın otururlar. Alevi inancındalar şiveleri biraz farsçaya yaklaşır.Yazar, Alhas aşiretini şöyle tanıtır: 500 ailedir Halep’in güneyinde bu adda bir aşiret vardır. Bunların aynı aşiret olması gerekir.

İranlı tarihçi Şeyh Muhammet Merdux Sinemilli Aşireti için şu ifadeyi kullanır:
“2500 ailedir Malatya yakınlarında yaşarlar tamamı Şii’dirler (İmam Ali ve 12 imam ortaklığı nedeniyle İranlı tarihçi Alevîleri Şii sanmaktadır- Kul Seyyid).

Dr.Vet.M.Nuri Dersimi bu aşiretleri yakında tanıyan bir Kürt aydını olarak daha kapsamlı bilgi verir. Dersimî Sinemilli ve Alhas aşiretlerinin Atma Aşiretinden koptuklarını şu sözlerle ifade eder: Atma Aşiretinden bir çok kabile ayrılarak güney-batı vilayetlerine göçmüşlerdir.

1766 yılında CERSTEN NİEBUHR Antep’in kuzeyine düşen iç toroslar aşiretlerini şöyle sıralıyor:

Kürecikli Aşireti- 500- çadır
Atmalı Aşireti-1000-çadır
Havidli Aşireti-2000-çadır
Sabanlı-Aşireti-1000-çadır
Kılıçlı-Aşireti-400-çadır
Çakkalı-Aşireti-700
İzoli-Aşireti-1000
Canbek Aşireti-10.000-çadır
Rişvan-Aşireti-12.000 çadır
Millî-Aşireti-11.000 çadır

1900lü yılların başında araştırma yapan Mark Sykes’e göre
Sinemilli Aşireti 2500 çadırlık bir nüfusa sahiptir.

1838 yılında Pazarcık Ovası’ndan geçen ve Sinemillilerle görüşen Helmuth Von Moltke, Türkiye Mektupları’nda şöyle demektedir:

” Aşiretin lideri Kürt Beyi güzel kır sakallı, saygı veren bir görünüşe sahip, sade kılıklı birisidir ve 500 ailenin beyidir. Osmanlı hükümeti onun aşiretinin iç işlerine karışma yetkisine sahip değildir. Suçluları aşiret meclisi yargılar.”

SİNEMİLLİ OCAĞINA BAĞLI AŞİRETLER
Şixraş (Şıhraş – Kara Şeyh) Aşireti
Behram (Bayram) Gazili Aşireti
Alxas (Alhas) Aşireti
Kürecik Aşiretleri
Atma Aşireti (?)

Sinemilli Aşıkları

Âşık Ali (Lolo) Koşar: Gerçek adı Ali Koşar olan Aşık Lolo Ali, Elbistan”ın Küçük Yapalak köyündendir. Köken olarak Erzurumlu olan Lolo Ali, Balkan Savaşı sırasında buradan göçerek, önce Elbistan”ın Çiçek köyüne, ardından da Yapalak”a yerleşir.

Okuma-yazması dahi olmayan âşık, pek çok konuda son derece bilgili ve akıllı davranışları ile çevresini şaşırtmaktadır. Tasavvuf bilgisine ve görgüsüne de sahip olan aşığın pek çok konuda şiiri vardır.

Ali Murtaza Topal Dede: Ali Murtaza Topal Dede, 1922 senesinde Maraş”ta dünyaya gelir. Ali Murtaza, 1930”lu yıllardan itibaren babasıyla birlikte ayn-i cemlere katılır ve zakir olarak babasının yanında cemlerde yer alır. Babası vefat ettikten sonra, kendisi dedelik görevini üstlenir. 2004 senesinde Bu Bir Sevdadır Sevdiğim isimli albümü Kalan Müzik tarafından yayımlandı.
Büyük Tacim (Bakır) Dede: Sinemilli Ocağı”na bağlı Tacim Bakır Dede, 1906 yılında Kantarma Köyü”nde doğar. Alevi kültürünü yaymak için Türkiye”nin çeşitli il, ilçe ve köylerini dolaşır, buralarda dedelik yapar. Eski Arapça okur ve yazarlığı olduğu gibi, yeni Türkçe okur ve yazarlığı vardır. Bu zamana kadar en çok deyişi, semahı derlenen Sinemilli dedesidir. 1988 senesinde Kantarma Köyü”nde vefat etmiştir.

Tacim Dede”nin birkaç deyişi:

– Dost Sen mi Geldin?
– Sözünden Belli
– Senden Ayrılalı
– Gözleyi Gözleyi
– Bülbül Olup

İbrahim Aldede: İbrahim Aldede, 1936”da Gücük Köyü”nde dünyaya gelir. Daha küçük yaşlardan itibaren babasıyla birlikte toplumlara ve her türlü toplantılara katılmaya başlar. 17 yaşından itibaren cem yürütmüştür. 11 torun dedesi olan İbrahim Aldede; ani bir kalp krizi sonucu 15 Ocak 2008 günü 72 yaşında vefat etmiştir.
İbrahim Aldede”nin birkaç deyişi:

– Aşık ile Etme Sohbet
– Beni Candan Usandırdın
– Elâ Gözlerini Sevdiğim
– Cahil ile Etme Sohbet

Hacı Bayrak: Kayseri”nin Sarız ilçesinin Dallıkavak köyünde dünyaya gelen Hacı Bayrak, Maraş”taki Alevi köyleri ile sürekli bir ilişki halinde olan Dallıkavak”ta Alevi geleneğini, gerek curası, gerek bağlaması gerekse de kemanıyla en iyi şekilde temsil eden dedelerden biri olan Haydar Bayrak”ın oğludur. Hacı Bayrak”ın, Erdal Erzincan”ın da bağlama çaldığı Esrar-ı Hak isimli albümü 2004 senesinde Güvercin Müzik tarafından yayınlamıştır. 2005 senesinde aramızdan ayrılmıştır.

Kul Ahmet: Kul Ahmet mahlasını kullanan Ahmet Kartalkanat, Sinemilli Ocağı`na bağlı en tanınmış ozanlardan biridir. Babası sonradan Pazarcık”ın Kantarma köyü”ne yerleşmiş olan Kul Ahmet, Maraş`ın Pazarcık ilçesine bağlı Bozlar Köyü`nde 1932 yılında dünyaya gelmiştir. Ankara`ya yerleştikten sonra Mahzunî Şerif, Feyzullah Çınar ve Âşık Veysel gibi müzisyenlerle tanışır. Kul Ahmet, 1997 yılında aramızdan ayrılmıştır. Kul Ahmet`in arşiv kayıtlarından derlenen parçalardan oluşan İsmini Sevdiğim isimli albüm Kalan Müzik tarafından 2008 yılında yayınlanmıştır.

Mehmet Mustafa (Yüksel) Dede: Tacim Dede”nin amcasının oğlu ve bağlamasına oldukça hakim olan dedelerden biridir. 1991 yılında vefat etmiştir. Beni Candan Usandırdın adlı albümü yayınlanmıştır.

Mehmet Mustafa Dede”nin birkaç deyişi:
– Şah-ı Merdan (Kün Deyince)
– Biz Harabet Ehliyiz
Meluli: Asıl adı Karaca Hüseyin Erbil olan Meluli, Afşin”in Kötre köyünden olup, 1892 senesinde dünyaya gelmiştir. 10 yaşlarında Afşin”de, dostları olan bir Ermeni ailenin yanına gönderilir. 20”li yaşlarına kadar Ermeni Okulu”nda eğitim görür ve Arapça, Ermenice, matematik ve edebiyat dersleri alır. Şiirlerinin bir bölümünde Latife mahlasını kullanan Meluli”nin yazdığı şiirler, hem ilahi aşkla birlikte tasavvuf kültürünün özünü oluşturan dini, ahlaki, evrensel değerler ile çağdaş toplumsal gerçekleri ve Bektaşilik yolunu izleyenlere yapılan öğütleri içerdiği, hem de günlük halk diliyle yazıldıkları için oldukça rahat ve hızlı bir şekilde Alevi köyleri arasında yayılmış ve sıkça kullanılır olmuştur. Meluli, 14 Kasın 1989”de aramızdan ayrılmıştır.

Mücrimi: Asıl adı Mehmet Özbozok olan Aşık Mücrimi, 1882 yılında Malatya”nın Doğanşehir ilçesine bağlı Karaterzi köyünde doğar. Bir eli sakat olduğundan “çolak” lakabıyla tanınır. Köyde bulunduğu dönemde bir kıza aşık olur ama kızı kendisine vermezler. Köylüler onu başkasıyla evlendirmek isteyince kabul etmez ve köyü terk eder. Mücrimi, Birinci Dünya Savaşı yıllarında İslahiye”ye bağlı Keferdiz”e yerleşir ve öldüğü 1970 yılına kadar burada kalır. Mezarı Keferdiz”dedir.

Yakınları, Mücrimi”nin 500 dolayında şiiri bulunduğunu söylerler. Ancak bugün, bunların çok az bir bölümü elde bulunmaktadır.

Mücrimi”nin birkaç deyişi:

– Gönlüm Sağ yare
– Derd-i hakk”la aşka düşen aşıklar
– Kamil ile Yoldaş olan
– Şı Diyar-ı gurbet elde

Sadık Hüseyin Dede: Maraş”ın Pazarcık ilçesine bağlı Sofulu Uşağı (Halkaçayır) köyünün dedelerindendir ve pek çok deyişi derlenmiştir. 1990 yılında ölmüştür.
______
 Aşığın hikâyesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil, sessiz sedasız can veren pervanelere sor..
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi