Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alevilik Şiilik Midir? Alevilik Şiilik değildir. Şiilikte Alevilik Değildir?
#1
Alevilik Sünnilik olmadığı gibi Alevilik Şiilikte değildir. Şiilerin İbadethanesi tıpkı Sunnilerinki gibi Camidir. Alevilerin İbadethanesi ise Cemevidir. 

Şiilik ve Alevilik temelde çok fazla farklılığı yatan iki adet mekteptir. Öncelikle “Şiilik” taraftar kökünden geldiğinden her iki oluşum da Ali’nin taraftarı “Şia-tü Ali” olarak düşünülse de, aslında dinin yorumlanmasında, uygulanmasında çok fazla farklılıklar yatmaktadır.

Bu iki oluşumun bir tutulmasındaki en büyük etken her iki kolunda 12 İmam’a ve Hz. İmam Ali (a. s)’ın velayetine inanmasından kaynaklanmaktadır. Fakat Şiilere göre İmam Ali 5 vakit namaz kılan, Ramazan orucunu tutan bir mümindir. Fakat Aleviler daha çok Hz. İmam Ali (a. s)’ı Kırklar İnancında hoşgörülü, semah yapan ve kadın-erkek birlikte ibadet ettiren biri olarak görmektedirler.

Aleviler 5 vakit namaz kılmazlar. Şiiler 5 vakit namaz kılmaktadırlar. (3 vakit kılınması Cem etmektir.) Aleviler Ramazan orucu yerine Muharrem Orucu tutarlar. Şiiler 30 gün Ramazan Orucu tutmaktadırlar. Alevilerin Tutulmasını Farz Olarak Gördüğü ve tuttuğu “Muharrem Orucu” veya adına “12 İmam Orucu” da denen matem orucu, Hz. Ali’ye ve Ehlibeyt’e bağlılıklarıyla bilinen Şii ve Nusayrilerce zorunlu bir oruç olarak görülmez.

Şiilerin İbadethanesi Cami İken Alevilerin İbadethanesi Cem Evidir. Alevilerin Namazı ise Cemevinde yaptıkları cem ibadetidir.

Şiilerin Farz orucu: Ramazandır.

Alevilerin Farz orucu: Muharremdir. Ayrıca Alevilerde 30 gün sabit tutulan Ramazan orucu mevcut değildir.

Şiilik ibadet yönü bakımından Alevilikten daha fazla Sünni mezheplere yakındır. İran’da Şiilerin dışında Alevilerde yaşamaktadır ve sayıları 15 milyon civarındadır.

Türkiye’deki Şiilerin içinden bir kısmı Alevilerin ibadet şekline Türkiye’deki Sünnilerden daha sert bir şekilde yaklaşmaktadır. Alevilerin ibadet şekline ve inancına yönelik hoş görüden uzak acımasızca söylemlerde bulunmaktadırlar.

Kısacası Alevilik Şiilik değildir. Şiilikte Alevilik Değildir.

İslam Üç Ana Damardan Oluşur.
1. Sünni İslam
2. Şii İslam
3. Alevi İslam

İsmail Kaygusuz Alevilerin İlmihal Kitabı Olarak Kabul ettikleri İmam Cafer Buyruğuyla ilgili şunları belirtmektedir;

Heterodoks Caferiliğin  Yani Aleviliğin Bektaşiliğin El Kitabı “Buyruk”

Safevi devletini kuran Anadolu Alevi Türkmen oymakları, o dönemin adlandırmasıyla Kızılbaş Türkmen oymakları askeri aristokrasisiydi. Yönetim heterodoks İslam grubunun, yani batıni inançlı Alevi-Kızılbaşların elindeydi. Üstelik başı Tebriz’de olan Kızılbaş Safevi devletinin gövdesi Anadolu’daydı. Kuşkusuz bu nedenle İmam Cafer Buyruğu da heterodoks Caferilik gibi aynı siyasetin ürünüydü. Açıkçası Kızılbaş Caferiliğin el kitabıdır Buyruk; diğer bir söylemle Caferi Mezhebinin Ortodoks Şiiliğe aykırı olan olan heterodoks yüzünün, yani batıni inanç kuralları (erkanı), tapınma biçem ve uygulamalarını içeren kitabıdır. İşte Anadolu Alevi-Bektaşileri, bu kitabın kapsamı ve içerdiği inanç, yaşam ve tapınç kuralları çerçevesinde Caferidir. 16.yüzyıldan 19.yüzyıla kadar, örneklediğimiz nefeslerinde Caferi ya da İmam Cafer mezhebine bağlı oldukları söyleyen Alevi-Bektaşi ozanlarının söylemlerini bu bağlamda değerlendirmek gerekir (zorundayız). Nefeslerin içerdiği batıni anlam ve yorumlamaları hiçkimse görmezlikten gelemez. Ayrıca Kul Himmet ve özellikle Kul Nesimi’nin “mezheb” yerine “yol” sözcüğünü sıkça kullanmış olması da bir farklılık getirmiyor. Çünkü “yol, Muhammed-Ali yolu” olduğu kadar “İmam Cafer Sadık yolu”dur da.

“Mürid Kur’an okunması, Evliya menkıbeleri ve Seyyid Nesimi’nin ilmi okunması, Pirin konuşması olmak üzere üç durumda itiraz edemez.Bu durumlarda itiraz ederse günahkar olur.”( “Buyruk”, Hazırlayan: Fuad Bozkurt, İstanbul, 1982, s. 49)

İmam Cafer Buyruk metinleri hakkında Ortodoks(Caferi) Şiiler görüşlerini, “Anadoluda yaygın olarak bilinen (bu) eserin İmam Sadık ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu tamamen İmamın şöhretini kullanmak isteyen köylü kurnazı diyebileceğimiz zihniyetin ürünüdür” biçiminde ortaya konulmaktadır.

Türkiye’deki Şiiler kendilerine genelde Caferi diyorlar. Şii kelimesini pek kullanmıyorlar. Türkiye’deki Şiilerden Son zamanlarda internette İran basınında Alevi Caferi diye bahsediliyor. Alevi Caferi ismi kullanılarak Türkiye’deki Alevilere yönelik bir asimile çabası içine girdikleri görülüyor. Türkiye’deki Şiilerin bir kısmı da kendilerini kamuoyuna Alevi olarak tanıtıyorlar. Sonrada yaptıkları yayınlarda Alevi yahut Alevi Caferi isimlerini kullanıyorlar. Alevileri asimile etmek içinde yaptıkları yayınlarda sürekli her Alevi’nin Camiye gidip namaz kılması gerektiğinden, Ramazanda 30 gün sabit oruç tutmasının zorunluluk olduğundan bahseder dururlar.  Kısacası inanç özgürlüğüne saygı, İnsan haklarına saygı pek göze çarpan bir durum olarak gözükmüyor.
______
 Aşığın hikâyesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil, sessiz sedasız can veren pervanelere sor..
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi