Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alevi inanç nikahı/dede nikahı nasıl kıyılır?
#1
Evliliğe, dolayısıyla mutlu aileye giden ilk önemli sözleşme
nikahtır. Nikah, salt devletlerin yasalar yoluyla bağlayıcı hale
getirdiği nikah değildir. Bununla beraber daha çok içsel olan
inançsal nikahta vardır. Modern devlet aygıtları insan hayatında
olmadığı vakitler bu inançsal nikahlar vardı.
Günümüzde daha çok sembolikte olsa bu inançsal/dini nikahlar
hemen hemen her toplumda varlığını sürdürüyor. Bir inanç
toplumu olarak Alevilerde de inanç nikahı (genel manada
dedelerin nikahı kıymasından dolayı dede nikahı olarak
biliniyor) vardır. Var olması bizce güzel bir gelenektir. Çünkü 
evlenen kişiler böylece bu antlaşmaya toplum ve yaratıcı
huzurunda bağlı kalacaklarına dair ikrar veriyorlar. Bu verilen
ikrarlar kişileri yanlış yapmaktan alıkoyan faktörlerden biri
olarak kabul ediliyor ve yukarıdaki paragraflarda ortaya
koymaya çalıştığımız güzel, mutlu, huzurlu ailelerin oluşmasına
katkı sunuyor.
Bu ve benzer daha başka olumlu özelliklerden dolayı, resmi
devlet nikahının yani sıra Alevi inanç nikahınında kıyılması,
Alevi inançlı kişilerin uymakla yükümlü oldukları geleneklerden
birisidir.
Alevi inanç nikahı/dede nikahı nasıl kıyılır?
Evlenmeye karar veren kişiler, bu iki kişinin aileleri, dostları
hep birlikte nikah kıyılacak cemevinde toplanırlar. Eğer cemevi
yoksa en yakındaki Alevi inancını yaşatan ve yaşatmayı esas
alan bir kurumda bir araya gelinmelidir. Eğer herhangi bir
sebepten dolayı bu mümkün değilse, o vakit evlenecek kişilerin
uygun göreceği bir evde nikah kıyılır.
Nikahı Alevi inanç önderleri olan dedeler kıyar. Çok az olmakla
beraber nikahı analarda kıyıyor. Genel olarak Alevi inanç
önderleri olan dedelerin nikahı kıyması en makbul olanıdır.
Ancak dedelerle beraber analarda, yine bu yolu edep erkan ile
sürdüren ve bu konuda yetki, icazet sahibi taliplerde nikahı
kıyabilirler.
Nikah kıyılmadan önce dede yukarıda izah etmeye çalıştığımız
gibi evlenecek kişilere aile, evlilik hakkında bilgiler, öğütler,
nasihatler verir. Bu bilgiler verildikten sonra dede nikaha başlar.
Dedeye göre gelin sağ tarafta, damat da sol tarafta edep erkan
üzere otururlar.
Dede: “dini nikah akdinizi yerine getirmek üzere burada
bulunuyorsunuz. İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta
birbirinizi sayacağınıza, ölüm sizi ayırana dek iyi geçinip hiç
ayrılmayacağınıza, sizlerden doğan çocuklarınıza iyi bir anne ve
baba olacağınıza söz verip aht edeceksiniz.
Anne ve babalarınızda dahil olmak üzere hiç bir kimsenin etkisi
altında kalmadan özgür iradenizle karar vereceksiniz.”
Dede önce geline sorar:
“Şimdi kızım sana soruyorum; Allah‟ın emri, Peygamber‟in
kavli, İmam Cafer-i Sadık Hazretlerinin içtihadı üzerine hazır
bulunan cemaatin şahadetiyle senin eşin olmak isteyen (örnek
olarak Talip oğlu Ali) eş olarak kabul edip aht ediyor musun?
Ömür boyu birlikte yaşayacağınıza, birbirinizi seveceğinize,
hastalıkta ve sağlıkta, iyi ve kötü günlerde birbirinize destek
olacağınıza söz verip, ikrar ediyor musunuz?”
Dede aynı soruyu damada sorar. “Allah‟ın emri, Peygamber‟in
kavli, İmam Cafer-i Sadık Hazretlerinin içtihadı üzerine hazır
bulunan cemaatin şahadetiyle senin eşin olmak isteyen (örnek
olarak Mehmet kızı Fatma) eş olarak kabul edip aht ediyor
musun?
Ömür boyu birlikte yaşayacağınıza, birbirinizi seveceğinize,
hastalıkta ve sağlıkta, iyi ve kötü günlerde birbirinize destek
olacağınıza söz verip, ikrar ediyor musunuz?”
Üç kere aynı soru sorulur ve yanıtlar aldıktan sonra, anne ve
babaya sorar.
“Ana ve babalar sizlerde razı mısınız? Bu evliliği onaylıyor
musunuz?” Anne ve baba: “Razıyız ve de onaylıyoruz”,
dedikten sonra dede cemaate sorar: “burada hazır bulunan
canlar, bu evliliğe şahadet eder misiniz?”
Ana, baba ve tanıklar onayladıktan sonra dede; “Allah
Muhammed Ali bu nikahı mübarek ve hayırlı eylesin, sizleri
birbirinize eş olarak nikahladım, her iki aileye de hayırlı, uğurlu
olsun.”
Dede, evlenecek kişileri el ele tutuşturarak dara kaldırır ve
duasını verir. 
Bism-i Şah Allah, Allah!..
İlahi Yarabbi! Kıydığımız bu nikahı ve bu birlikteliği mübarek
eyle.
Eşlerin ömürlerini uzun, sağlıklı ve mutlu eyle.
Dildeki dileklerine, gönüldeki muratlarına vasıl eyle.
Yuvalarını mutlu, nimetlerini bereketli eyle.
Ailelerine, toplumumuza ve cümle insanlığa hayırlı evlâtlar
nasip eyleye.
Aralarınızda ki sevgiyi ve saygıyı sonsuza dek daim eyle.
Ağızlarınız tatlı, günleriniz mutlu, ömrünüz uzun ve kutlu ola.
Soyunuz ve nesliniz de yeryüzünde daim ola.
Nikahlarınız kadim, muratlarınız da hasıl ola.
Verdiğiniz ikrardan dönmeyesiniz.
Pir divanında utanmayasınız.
Birbirinizden usanmayasınız.
Yüce Allah gelecek kazalardan, belâlardan emin eyleye.
Gelinle-damadı ve buradaki canlarımızı da her iki cihanda aziz
eyleye.
Bu nikah iki evladımıza ve ailelerine de hayırlı ve uğurlu ola.
Ömür boyu mutlu ve huzurlu olmalarını nasip eyleye.
Hz. Muhammed Mustafa ve Hatice-i Kibriya
Ve Hz. İmam Ali ile Hz. Fatma‟nın nikahlarının yüzü suyu
hürmetine sizlerinde nikahı kutlu, mutlu ve hayırlı ola.
Ehlibeytin katarından ve didarından mahrum eylemeye.
Duası bizden, kabulü de Allah‟tan ola.
Gerçeğe Hü!
Nikah kıyıldıktan sonra hazırlanmış olan şerbet veya şerbet
niyetine başka tatlı içecekler, yiyecekler meydana getirilir.
Dede, evlenecek çocuklara şerbet ikram eder.
Hz. Peygamber efendimiz, kızı Hz. Fatıma‟yı Hz. Ali ile
evlendirdiği zaman baldan şerbet yaptırıp, Hz. Ali ile Hz.
Fatıma‟ya sunarak “Yaşamınız bu şerbet gibi tatlı ve mutlu
olsun” diyerek dua eder. Çocuklarımızın da yaşamları şerbet
gibi tatlı ve mutlu olması için dua edilir ve tüm cemaate şerbet
ikram edilerek örf ve adetlerimiz yerine getirilir.
______
 Aşığın hikâyesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil, sessiz sedasız can veren pervanelere sor..
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi