Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ankara DAD Eş Başkanı Işık: Diyanet bütçesi kültürel soykırım bütçesidir
#1
MURAT-1.jpg


Cemevlerinin elektrik ve su faturasının Diyanet İşleri Başkanlığı ödeneğinden karşılanmasına karşı çıkan Demokratik Alevi Derneği Genel Sekreteri ve Ankara Şube Eş Başkanı Murat Işık, Diyanet bütçesinin kültürel soykırım bütçesi olduğunu söyledi.  

Tarsus’ta Sıtkı Baba Cemevi’nin açtığı dava sonucu Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesi’nin cemevlerinin ibadethane statüsüne sahip olduğunu ve elektrik faturalarının Diyanet’in ödeneğinden karşılanmasına karar vermesinin ardından konu ile ilgili Alevi kurum temsilcilerinden değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Derneği (DAD) Genel Sekreteri ve Ankara Şube Eş Başkanı Murat Işık, da konuyla ilgili düşüncelerini paylaştı.

“DEVŞİRME BİR ALEVİLİK YARATILMAK İSTENİYOR”

Işık, Tarsus’ta bir süre önce mahkemenin cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından karşılanması ile ilgili verdiği kararın DAD açısından bir kazanım olarak görülmediğini belirtti.

Devletin yaratmak istediği bir makbul Alevilik olduğunu ifade eden Işık şöyle devam etti:

“Son dönemlerde aslında giderek tüm Alevi coğrafyasını bir boydan bir boya Diyanet İşleri Başkanlığı çeşitli tarikatlar, kurumlar üzerinden özellikle devşirme bir Alevi kesimi oluşturmak istediklerine dair elimizde önemli emareler var. Bunların en son kanıtı Dersim’de özellikle Sarı Saltık çalıştayı, Dersim Cemevi’nin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ziyaret edilmesi ve yine Kırklareli’nde gerçekleştirilen Sarı Saltık Çalıştayı benzeri girişimler ve özellikle gri pasaportlu dedelerin oluşturulması, İstanbul’da Alevi imam hatip lisesinin oluşturulması gibi birçok kurumsallaşmaya ve zihinsel olarak derinleşmeye giden bir Alevi politikası oluşmaya başladı. Devletin Alevilerin toplumsal taleplerinin karşılanmasına dönük bir çaba ve çalışma içerisinde olduğunu sanıyoruz burada daha büyük bir hinlik var.”

“DİYANET KÜLTÜREL SOYKIRIM UYGULUYOR”       

“Bu hinlik de aslında kültürel asimilasyon, kültürel bir kırım, ya da yok etme temelli bir yaklaşımın içerisine girildiğini, aslında devletin Aleviliği Sünni İslam içerisinde eritme çabası içerisinde olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullanan Işık şunlara vurgu yaptı:

“En son geçen hafta Ankara’da düzenlenen Alevi İslam sempozyumu buna bir örnek olarak söylenebilir. O zaman şöyle bakmak lazım: Bunu düzenleyen kim? Neden düzenliyor? Aslında çok cevap verilmesi gereken önemli bir konu. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı nedir? Kimdir? Nasıl kuruldu ya da bunun kuruluş felsefesi nedir? Bunları iyi araştırmak gerekiyor. Özellikle Kemalist laik kesimin toz kondurmadığı bir Diyanet İşleri Başkanlığı günümüze kadar sanki dini kontrol eden, dini kurumları bir şekilde devletin kontrolünde, laik bir yapı içerisinde tutan bir kurum gibi göstermesine rağmen, aslında temelinde tüm inançsal kesimleri gerçekten kültürel bir asimilasyon içerisine sokan ya da onun içeresinde eritmeye çalışan, Sünni devlet aklının hakim kılınmasını sağlayan bir kurum olarak anlamak lazım. Diyanet İşleri Başkanlığı bir kültürel asimilasyon merkezidir. Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilmelidir” dedi.

“DİYANET BÜTÇESİ, KÜLTÜREL ASİMİLASYON BÜTÇESİDİR”

“Diyanet işleri Başkanlığı ne Sünni inancına ne Alevi inancına ne de diğer inançlara uygun bir kurumdur. Alevilerin diğer inanç kesimleri vergileri ile finanse edilen ya da bunların vergiler üzerinden faaliyet yürüten bu kurum. Aslında bu kuruma hiçbir toplumsal kesimin, inançsal kesimin rızası da yoktur” diyen DAD Genel Sekreteri ve Ankara Şube Başkanı Murat Işık şunlara değindi:

“Ama gel gör ki burada bu kurumun faaliyetlerine yönelik öyle çok ciddi bir muhalefet ya da çok ciddi bir toplumsal itiraz da ne yazık ki yükselmiyor bu da meselenin bir başka boyutu. Özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçelerine baktığınız zaman bu Alevi toplumunun da gündeminde olan bize göre resmen kültürel asimilasyon bütçesidir. Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilen her kuruş para haramdır. Bizce bu kurumun baştan sona kadar tüm faaliyetleri Alevi toplumunun kültürel bir asimilasyona uğratılması için tertiplenmiş ya da düzenlenmiş bir kurumdur. Dolayısıyla bizim vergilerimizle burada aslında biz kendi kendimizi asimile etmekteyiz, sonucunu çıkarabiliriz” diye konuştu.

______
 Aşığın hikâyesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil, sessiz sedasız can veren pervanelere sor..
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi