Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alevilik ve Günümüz
#1
Alevilik, insanlık için varolmuş ve varolacak en büyük şanstır. Sevgi ve hoşgörüyü temel alan; kardeşliği, dostluğu ve bir olmayı savunan, insana değer veren Hakk’ı insanda gören bir güzelliktir.

Irk, dil, din, cins ayrımı yapılmayan yoldur; sevgi bahçesidir, Rıza Şehri’dir. Bahçeye girmek isteyeni kapısından “Buyur” eder…Dogmatizm değil, sevgiyle işler bizim Yol’umuz.

Alevilikte evrensel –insani değerlere bakılır. Nedir bu değerler? Genel anlamıyla sıralayacağım:

· Hümanizm
· Demokrasi
· Rasyonellik
· Sürekli gelişim ve değişime ayak uydurmak
· Sevgi ve hoşgörü
· Doğa (Bitki ve hayvan) sevgisi ve kutsallığı
· Kadın-Erkek eşitliği
· Sanata saygı ve sevgi

Tarih boyunca Aleviler çeşitli uygarlıkların himayesi altına girmiş olup, inançsal ve yaşamsal anlamda etkide kalmışlardır. Ama her kültürden bir şeyler alıp kendilerini geliştirmişlerdir. Batıni ve senkretik yapımız buradan gelmiş olup, zenginliğimizi oluşturmuşuzdur. Bu zenginliği bugün sindiremeyenler aşikardır.

Tek Tipleştirme sevdasına Aleviler’de tarihte hep katledilmiş olup yine de özlerinden dönmemişlerdir. Hükümet her zaman Alevileri Sunnileştirme adına katletmiş, kuyulara doldurmuş, yakıp doğramıştır ama bugün hala özümüz Sevgi’dir diyoruz.

Bugün varolan sorunlarımız; hem yasal hem inançsal ve yaşamsaldır. 

· Anti-laik sistem vardır
· Ayrımcılık ve eşitsizlik Alevilere uygulanmaktadır.
· Yurttaş sayılmıyoruz.
· İnancımız ve cemevlerimiz kabul görmüyor.

Bunları artırmak mümkün. Burada size Anayasa’nın birkaç maddesini belirtmek istiyorum:

T.C. ANAYASASI/1.Kısım.Md.2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir

T.C. ANAYASASI/1.Kısım.Md.10: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

T.C. ANAYASASI/1.Kısım.Md.24: Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.

14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.

Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.

Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

Bu maddelere ve belirttiğim evrensel-insani değerlere bakacak olursak ne demeye çalıştığım daha net anlaşılacaktır.

Mücadelemize yılmadan devam edeceğiz. Bugün sorunlarımızı; siyasi değildir diye nitelendirmek, yasayı karıştırmayın, yolumuza bakalım, asimilasyon hepsi, dernekleri yersiz bulmak vs. bunlar çözüm üretmiyor. İnançlarımıza ve özümüze, değerlerimize pirlerimiz, dedelerimiz, ocaklarımızla sahip çıkacağız, bir olacağız ama işin yasal ve yaşamsal boyutları yine örgüt ve yasal işlemlerle mümkün olacaktır. Çünkü istesek de istemesek de kanun var, ve bize aleyhte işliyor. Kendimizi yasalardan, siyasetten, sosyolojiden tamamen soyutlarsak işte o zaman kaybetmiş oluruz.
______
 Aşığın hikâyesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil, sessiz sedasız can veren pervanelere sor..
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi