Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Zazalar, Kürtler ve Alevilik
#1
Bilimsel çalışma araştırma nazarında bilim insanın önemli hususiyetler üzerinde durması gerekir. Bunlardan ilki bilim insanı neyi ortaya çıkarmak istiyorsa ona önem vermelidir. Bu önem veriliş varsayımlar ile desteklenmelidir. Bilinmelidir ki bilimsel incelemelerin hipotezsiz yürütülme olasılığı mevcut değildir.
Kabul edilmesi gereken işi varsayımlar ile bilim insanının aklı sezisi objektif olarak konulara yaklaşması araştırma için önemli hazlardan gerçeklerden bazılarıdır. Diğer yandan metot ve verileri toplama ile bunun analitiği varacağımız sonucu meydana çıkarır.
Siyasi ötekileştirmelerle etnisiteleri kavrama kavratma bilim insanı oluşumuna zarar vermekle birlikte. Hakikati gözler önüne serme işleminde nesnel bir alan çalışması tarih ile cem edilen gerçekleri göz önünde bilimsel hakikat normları sosyoloji-antropolojik uygun bir dille açıklanması fiiline sekte vurmaktadır.
Araştırmalarımıza Zaza ve Kürt kökenine dahil incelemelerle bu tipolojiyi meydana getiren diğer hususları da incelemeleri aktaracağız.

Siyasal Kürtcülerin bilimsel standartların yanından geçmeyen kuram çalışmaları Zaza-alevilere büyük darbe vurmuş olduğunu da örnekleri verilerek konumuzun içerisinde değineceğiz. Günümüz teori ve hipotezleri masa başından çıkarılarak alan araştırmalarına yönelmiş bu metot gerçekçi verileri doğurmuştur. Bilin insanlarının alan araştırmalarından bolca verme suretiyle de mevzumuzu dinamik tutacağız.
Zaza ve Kürt araştırma ve çerçevesi Türk sosyoloji antropolojisi" kuram" sınırlarından azat edilerek Zaza’lar ve Kürtlerin sosyal dinamiklerini bulup o konulara kafa yorma Türk ve Kürt siyasi argümanlar ve emperyal çıkarcılıklardan uzak durularak Zazalara bakma bu yöneliş objektif yaratıcılığımız ile dış kanallı kaynakları da bu bağlamlarda ele ele alarak bir hizmeti susmuş olacağız.
Bu konuda uzman isimlerden Kürtoloji P.Wihite kürtler üzerinde yürüttüğü çalışmasında Zazalar ve kürtler ayrı farklı bir etnik topluluklardır demektedir
(P.wihite ed.Dynamics of the Kurdish and kırmanç-ZAZA proplems in Anatolia- s.1./Anadolu'da Kürt ve Kırmanç-ZAZA sorunları. Dinamiği)

Bir dilin tarihsel, bölgesel, siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu(lehçe)aldığı yolculuğun aşiretler topluluklar içerisindeki yansımalarınıda yanlış algılama ve sanılarıda yansıtmaya çalışacağız.
Zaza hakikati “Osmanlı imp.oymak-aşiret ve cemaatle” kitabının yazarı C.TÜRKAY tarafından ilk orta dönem incelenmiş 43.000 geçkin bu oluşumlarda isimlerine rastlanılmamıştır. Yakın dönem ve Osmanlı son dönemleri ile Cumhuriyet döneminde Zaza kelimesinden bahis edildiğini ve birçok şekilde araştırmalarının raporların olduğunu görmekteyiz. Türk ocakları Müf.01.01.1930 Diyarbakır raporunda küçük bir ayrıntıda şöyle demektedir“…..Pazarlarında Türkçe ,Ermenice ,Zazaca ,Süryanice Arnavutça, Boşnakça konuşmaktadırlar. Diyarbekir mıntıkasında kulp ve Lice de Zazalığa dayanır. Bu Zazalar Palo ve Darahinidekilerin mıntıkası, aynı Dersimdekilere göre dilleri işlenmemiş kaba dağ insanı ve büyük bir zıtlık mevcuttur.
Zazaca eski Tacik diliyle çok yakın ve sıkı bir ilişkisi vardır Şafi ve alevi Zazalar İranileşmiş Türklerdir. Dersimlerle alakada kadim bir ilamda zaten onlardan ”Tacikler” diye bahsedildiğini işitmiştim. Harzemliler ve Tacikler Moğolların Müslümanlığından sonra Şiileri ve Kızılbaşlıkları yüzünden daima takip ve tecavüz görürdü. Bu husus başka raporlarımda kısmen izah edilmiştir.(Kaynak: Türk toplumunda Zazalar ve Kürtler “ prof.Dr.O.TÜRKDOĞAN)
Atatürk ünv. Hocalarından Prof. O.Türkdoğan ve onun zamannda asistanı olan dr.İsmail beşikci ayrımları kesişmeleri öngörüleri hakkında sosyolojik incelemelerine de yer vereceğiz.
Diğer yandan siyasal kürtoloji yanlıları ile Aleviliği ön plana çıkarıp kürt siyaseti ve etnisite hedefiyle kürt tipolojisi yanlısı yazarçizerden örnekler vererek gerek din gerek ırksal algılarıyla toplumlar üzerinde açtığı derin yaralara ve ötekileştirmelerin üzücü sonuçlarını kaleme almaya vakit buldukça da nosyonumuz içinde aktarmayı hedefledim.
"Central Florida Üniversitesi Öğretim Üyesi" Doç. Dr. Hakan Özoğlu,Zazaların Kürt olduklarına dair savlara karşı çıkmaktadır Orjinal isim: Kurdish Notables And The Ottoman State.(”Osmanlı devleti ve Kürt milliyetçiği” kitabı)Yine ünlü Türkolog İrene Melikoff Zazaların Türk kökenli bir kimliği yansıttığını “uyur idik uyandırdılar” kitabında bahis etmektedir.

Zazaları kendilerini tarifte “Ma dimiliye" yani "biz dimiliyiz" söylemleri üzerindeki alan çalışmalarını aktarmaya çalışacağız. Bu anlamda dil kültürel siyasi dinsel olarak değişimler ve etkileşmeleri göz önüne sergilemeyi hedeflerimiz içinde aralıklarla sunarak tamamlayıcı argüman olarak koyacağız. Böylelikle tamamlayıcı ve ayrıştırıcı neden sonuç ilişkisi(kamil- tekamülleştirmiş)olgununu tamamlamış olacağız. Dinsel amaçlı delillerde İran mitolojileri ve Mezopotamya mitleri tarihleri hakkında gerekli görüldükçe sunumda bulunacağız. Ne Sümeroloji nede hurri-hitit yada iran mitolojilerin kesin etkilediği değiştirdiği salt katıksız bir toplumun olamayacağı turan bölgesinde avesta ve şaman sözlü yazılı kültlerinin ve ritüellerin kesişmelerini(ortak noktada bir olma) getirileri ve bu güne yansımalarını sunmaya çalışacağız. Yine şamanlık ve Şamanist inancın dışında bir Alevilik olgusu ve belgeleri yaratma isteğinin siyasal kazanımları ve hatalarını tarihi etkileşmeleri siyasal ırk ve birliğe yönelik bakış acılarından düşünen ve algılatmaya çalışanlar içinde okuyucuların beyin fırtınası floransanı olacağını düşündüğüm tezler teoriler ve varsayımlar olacaktır. Bu alıgılarla ilgili aktarımları oldu. Resmi ideoloji ve bunu benimsemeyi ödev ve doğru olduğunun kesin hükmünü koyan otorite ve anlayış düşüncesi ve bunun karşısında direnen anlayışların arasındaki sürtüşmelerin hangi amaç ve boyutta olacağını da görmemiz konusunda biz okuyuculara araştırmacılara ilgililere bilgi vermiş olacağız.
Sonuç olarak elde bir veri ve idea verecek olan bu aktarımım tamamen bu alanlarda kafa yormuş akademisyenler araştırmacılar ile çevremizde gördüklerim ve yaşadığım toplumun yaşam şekilleri olacaktır. Pozitif ya da negatif eleştiri kayıp yada kar değil biz zati yol çizimimizde beynimize çevremize akreditasyon(derinlik)kazandıracaktır
Toplumun günümüzde ne hissettiği hangi topluluk ve alanlarda ve siyasi bağlamda yaşamayı ülkü edinmiş ise doğru olma doğruluğunu vurgusundaki sunumla da neticenin esas ve ana teması belirlenmiş olacaktır.
Üzerinde akademik bir çalışma ya da bir kitap nüshaları olarak düşünmediğim bu mesajlarım dil bilgisi acısından üzerinde fazlaca durulmama özelliğinden bazı noktalarda hatalarda mevcut olacağını şimdiden hatırlatayım.
______
 Aşığın hikâyesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil, sessiz sedasız can veren pervanelere sor..
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi